Tom Standage
Beslenmenin insanlık tarihi, medeniyetler tarihi ve kültürler üzerinde ki etkileri tartışmasız çok fazladır. Fakat birey olarak bizler için beslenmek çok basite indirgenen gündelik bir aktivitedir. Bu kavram üzerinde düşünüp analizler çıkarıp yorumlar yapmak birey için gündelik hayatta anlamsız olabilir. Fakat bu ve bu gibi eserleri okuduğumuzda gündelik hayatta bizlere normal gelen birçok şeyin sosyolojik tarih açısından ne kadar etkili olduğu okuyucuyu şaşırtıyor açıkçası. Yine buna benzer bir eser olan
Susuzluk ki bu eseri de okumanızı ve incelemenizi tavsiye ederim çünkü gelecek yıllarda bu eserde yapılan yorum ve çıkarımları birebir yaşayıp göreceğiz gibi duruyor. Ve bu kitapta da benzer bir konu üzerinde çıkarımlar yapılıyor. Neden sonuç ilişkileri kuruluyor. Kitap bireyin bakış açısı geliştirmesi yönünde gayet destekleyicilik oluşturuyor. Fakat yazarımız neden sonuç ilişkilerini sonuçları kitabımızın konusu olan tek bir nedene bağlayarak bazı konularda dar kapsamlı yorumlar biz okuyuculara okutuyor bu eserde. Ama genel anlamı ile tarihten ilgi çekici ve önemli kısımları besin ve gıda ile ilişkilendirerek açıklaması gerçekten ilgi çekici. Savaşların sonuçlarının yalnızca asker ve silah sayılarıyla belirlenmediğini, siyasette aç karınların söz hakkının ne kadar güçlü olduğunu, sürdürebilir bir dünya düzeni için ekonominin önünde gıda borsasının baskısının ne kadar etkili olduğunu yazarımız güzel bir dille zihnimize işliyor. Kitapla ve sevgiyle kalmanızı diliyorum. :)
Deli kurt, benden istediğin şeyleri biliyorum. Seninle empati de kuruyorum. Fakat şu an çabalasam da bazı şeyleri yapamıyorum. Ben, artık sana hiç kızgın değilim. Yalnızca kırgınım. Ama ben de
KİTABA BAYILDIM ASLINDA!
Olay örgüsü olsun karakter analizi olsun tam ağzıma layık, satır aralarına bolll boll yorum sıkıştırdığım, altını çizdiğim dolu dolu bir kitaptı benim için.
**Kişisel
David Hume’un Din Üstüne kitabını okurken en çok dikkatimi çeken şey, Hume’un doğrudan “Tanrı yoktur” gibi kaba bir sonuca gitmek yerine, insan aklının nasıl çalıştığını ve nerelerde sınırlarına
Talepkâr anne babalar; talepkâr tutumlar, talepkâr davranışlar sergileyen hem kendilerinden hem de çocuklarından yüksek beklentileri olan ebeveynlerdir. Başarıya odaklanırlar, statüyü fazlaca