Yorum

Dilan Arif isimli okurun asıl gönderisini gör
KarlMarx şu sözü gereken cevabı verir sanırım? ''Madem ki insanı biçimlendiren yaşadığı koşullar; koşullar en insani şekilde biçimlendirilmelidir.''
Yaşamı biçimlendirmek için güzel ve iyi bir girişim olabilir ama kesinlikle ise yaramaz
Kesin bir biçim sunduğunuz zaman karamsarlığı bir dik not olarak tutmuş olduğunuzdan dolayı hiç bir şey ise yarayamaz.
Belki haklısınız ama değilsiniz de.
Mesele haklı olmak veya olmamakla değil ki hayatımız boyunca hep karamsarlığı öğrendik ve zerre gram umut enjekte etmek için çabalarken yok olup tükenmek'teyiz sadece.
“Yarının hiçlik olması tehdidiyle mutlu olamam ve olmayacağım. Derin bir hakaret bu... Bu yüzden, beni acı çekmem ve yok olmam için, fikrimi sormadan ve küstahça var eden bu doğayı; su götürmez davacı, savcı ve davalı rolümle, kendimle birlikte mahkûm ediyorum... Doğayı yok edemediğim için de, sadece kendimi yok ediyorum, hiçbir suçlunun bulunmadığı bir tiranlığa katlanmaktan bezmiş olarak...” Bu söz hep aklımda bir dip not olarak kalmıştır.
Umut işte, bütün yanılgı burda başlıyor ve bitiyor. Umut yüzünden tüketip bitirdik her şeyi. Umudunu kesme diye diye unuttuk her şeyi. Gerçekten bize en çok hüzün yakışıyor gerisi hikaye aldanma. Çabalama boşuna . Ölüm artık gelmeli
Yaşayan bedenlerin ruhsuz ölüm gerçeği artık kimliğimiz.
Bir inanç olabilir bu ama gerçek değil
İnaç olup olmadığını bilemem ama bu yüz yılın gerçeği yaşayan umutsuz ruhsuz bir devrin ölümü gerçekleşiyor.
Ama biz yaşıyoruz
Bilemem onu ama bu yaşamak değil sadece ölüm serüvenine akan zaman yolculuğu içinde usulca birhem birhem kendimizi tüketiyoruz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.