İnsan bilinci ile dış dünya arasında birçok dolayım vardır. Edebiyat, bireye çevresiyle ve dünyayla kurduğu ilişkide bir pencere verir. İyi bir kitap, daha önce fark etmediğiniz ayrıntıları görmenizi sağlar. Örneğin Anna Karenina’yı okuduktan sonra aşk kavramına bakışınız değişir; okuduğunuz kitap iyi bir kitap ise bu bakış derinleşir. Nesnelere, kavramlara, çevrenize karşı farkındalığınızı arttırmayan, sizdi derinleştirmeyen bir kitap bir “zaman geçirme” etkinliğinden ibarettir. İyi kitap uyutmaz, uyandırır. İyi kitap çelişkileri azaltmaz, belirginleştirir.
H. Ford’un bir sözü vardır, mealen şöyle der: “Ne zaman fabrikama bir işçi alsam sadece iki el almak isterim ancak ne yazık ki yanında bir kafa ve bir de mide gelir“.
Ford’un işçisini “iki el”e indirgemek için sanatın kitleleri uyuşturması, bilinçleri çürütmesi ve nesnel gerçeklikle ilişkisini bozması gerekir.
Ford ve sınıfının çıkarları, “kitlelerin nesnel gerçeklik ile ilişkisinin bozulması” üzerine kurulmuştur. Kendini özgür zanneden köle, masaya zürafa diyen birey, sürüleşmekten heyecan duyan kitleler… Salt ellerinden, salt midelerinden oluşan parçalanmış insanlar… Bu bir Ford cennetidir, Ford’un bu cenneti milyarlar için bir cehennemdir. Onları bu cehennemde tutmanın yolu ise içinde yaşadıkları cehennemi algılamamalarını sağlamaktır. Böyle bir kitleye istediğiniz her şeyi yaptırabilir, onları istediğiniz gibi yönetebilirsiniz.
Algılayan, değiştirebilir. Değiştirenler, ancak doğru algılayanlardan çıkacaktır.
İşte bu nedenle nesnel gerçeklik bilgisi, herkesten önce “Ford cenneti/insan cehennemi”nde yaşayanlar için gereklidir. Sanat, insan bilincinin gelişmesi, insan kültürünün zenginleştirilmesi için değil toplumu kontrol altına almak, bilincini küçültmek, nesnel gerçeklikle ilişkisini bozmak için kullanılmaktadır.
Bugün için topluma pompalanan edebiyat, insanı uyandıran ve harekete geçiren değil uyuşturan edebiyattır. Şu haliyle piyasa edebiyatı bir “kitle imha silahı”dır. Bir bilinç bozucudur, insana zararlıdır. Edebiyat, artık “bilinç endüstrisi”nin en güçlü silahlarından birisidir.
Taylan kara’nın haklı eleştirisi