Gönderi

Kaliteeee Kalite Markaaa Marka
Dün akşam şöyle bir iletiye denk geldim ''Kaliteli bir okurun, birçok belirtisi olabilir. Ama hepsinde olan ortak nokta/lardan biri, her gördüğü kitabı okumamasıdır.'' Aynen böyleydi ileti, iletinin ekran görüntüsü var bu arada fakat iletime dokunmasınlar diye (önceki kaldırıldı zira) paylaşmıyorum, bu fikrin sahibi de zaten aşağıdaki yorumu gönderisine yapınca önce yorumumu gizledi, cevap ver/e/meyip beni engelledi. KALİTESİZ okur olduğum için olsa gerek. O yorumu genişleterek aşağı bırakıyorum. Bundan sonra okunan kitaplarla ilgili boş boş konuşanlara fırlatmak için yazıyorum. İtiraz etmek isteyenlerin beyinleriyle gelmelerini ümit ederim... :) -Mesela ''her gördüğü kitap''tan kastınız hangi kitaplardır? Hangi görüşlerin kitaplarıdır, hangi beğenilerin kitaplarıdır? Size göre hangileri kalitelidir ki okurlar da onları okursa KALİTELİ okur olur? Ya da kalite size göre nedir? Seçici olmak bir kalite midir? Durmadan Dostoyevski, Camus ya da Platon okumak bir kalite göstergesi midir? Örneğin birisi bir aşk romanı ya da erotik roman okuyamaz mı? Herkesin dışladığı siyasetten bir ismi okuyamaz mı? İçinde buram buram ergenlik kokan bir kitabı okuyamaz mı? “Yav bunu mu okuyorsun?” Denilecek bir yemek kitabını okuyamaz mı kaliteli okur? Çiğ köfte yediği akşamın gecesinde tuvalette bulduğu şampuan arkasını da okuyamaz muhtemelen bu KALİTELİ okur… :) Sahi KALİTELİ kitap listesi yapsanıza siz, onları okumayanları da kalitesizleştirin, hatta bir de üzerine insanları tek tek sınıflandırın okuduklarına göre; ''Sosyoş, Liboş, Siyasetoş, Teröroş, Seksoş, Ateoş, Yoboş, Ergoş...'' Güzel değil mi? Bir de şey var, ''Hey dostlarım yaşam kısa, önünüze gelen her şeyi okumayın!'' :D Ulan bunu diyen insanların; boş iletilerinden, boş sözlerinden, boş tavırlarından gına geldi. Vakit bireye
1000Kitap
··2 alıntı·
47,1bin Gösterim
67 Yorum
İnsan bilinci ile dış dünya arasında birçok dolayım vardır. Edebiyat, bireye çevresiyle ve dünyayla kurduğu ilişkide bir pencere verir. İyi bir kitap, daha önce fark etmediğiniz ayrıntıları görmenizi sağlar. Örneğin Anna Karenina’yı okuduktan sonra aşk kavramına bakışınız değişir; okuduğunuz kitap iyi bir kitap ise bu bakış derinleşir. Nesnelere, kavramlara, çevrenize karşı farkındalığınızı arttırmayan, sizdi derinleştirmeyen bir kitap bir “zaman geçirme” etkinliğinden ibarettir. İyi kitap uyutmaz, uyandırır. İyi kitap çelişkileri azaltmaz, belirginleştirir. H. Ford’un bir sözü vardır, mealen şöyle der: “Ne zaman fabrikama bir işçi alsam sadece iki el almak isterim ancak ne yazık ki yanında bir kafa ve bir de mide gelir“. Ford’un işçisini “iki el”e indirgemek için sanatın kitleleri uyuşturması, bilinçleri çürütmesi ve nesnel gerçeklikle ilişkisini bozması gerekir. Ford ve sınıfının çıkarları, “kitlelerin nesnel gerçeklik ile ilişkisinin bozulması” üzerine kurulmuştur. Kendini özgür zanneden köle, masaya zürafa diyen birey, sürüleşmekten heyecan duyan kitleler… Salt ellerinden, salt midelerinden oluşan parçalanmış insanlar… Bu bir Ford cennetidir, Ford’un bu cenneti milyarlar için bir cehennemdir. Onları bu cehennemde tutmanın yolu ise içinde yaşadıkları cehennemi algılamamalarını sağlamaktır. Böyle bir kitleye istediğiniz her şeyi yaptırabilir, onları istediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Algılayan, değiştirebilir. Değiştirenler, ancak doğru algılayanlardan çıkacaktır. İşte bu nedenle nesnel gerçeklik bilgisi, herkesten önce “Ford cenneti/insan cehennemi”nde yaşayanlar için gereklidir. Sanat, insan bilincinin gelişmesi, insan kültürünün zenginleştirilmesi için değil toplumu kontrol altına almak, bilincini küçültmek, nesnel gerçeklikle ilişkisini bozmak için kullanılmaktadır. Bugün için topluma pompalanan edebiyat, insanı uyandıran ve harekete geçiren değil uyuşturan edebiyattır. Şu haliyle piyasa edebiyatı bir “kitle imha silahı”dır. Bir bilinç bozucudur, insana zararlıdır. Edebiyat, artık “bilinç endüstrisi”nin en güçlü silahlarından birisidir. Taylan kara’nın haklı eleştirisi
Eğer zaman öldürmek istiyorsanız onu bilemem bildiğim bir tek şey vardır zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir.
Çoğu kişinin haklı sesi olduğun için benden de sana gelsin sevgi ve saygılar. Başımızdakiler bizleri ötekileştirdiği için, okuduğumuz kitaplarla ötekileştirilmemiz gayet normal. Ötekileştirilmediğimiz güzel günlere...
Δες Τινα
Gönderi Sahibi
Umarım Sultan ablacım, bilmukabele teşekkür ederim desteğin için :)
Δες Τινα
Gönderi Sahibi
https://1000kitap.com/gonderi/143658315 eleştiri sert ve güzel, birinci paragraf son cümle kuralına uyulmuş, cevap verilebilir. Böyle eleştirilere her zaman açığım :) böyle gelin ben de karşı çıkayım :D
Bilinçaltınız kalite arıyor , işte bu ileti hep bu sebepten. Ah 2018 .. adına kalite mi demeli yoksa başka bir şey mi bilmiyorum ama 1000K için altın seneydi. Üye sayımız şimdiki gibi 3 milyonlarda (olmuştur sanırım) değil , belki 100-150 bin falandı. Bir inceleme yazardık akışa düşerdi , milyon tane gereksiz paylaşımın arasında kaybolup gitmezdi. Okuma-yazma meraklıları birbirimizi bulmuştuk. İnceleme neydi , inceleme emekti. İnceleme çağı kapanalı 1 seneden fazla oldu. Bir zamanlar kendisi de özenerek iyi incelemeler yazan bir hanımefendi sonradan burun kıvırarak , "inceleme yazma uzmanlığı geleceğin mesleği" demişti alaylı , hesabını kapatalı çok oldu. 30 bin takipçili her şeyi bilen kalite uzmanı arkadaş , henüz youtuber değildi. Kendisiyle muhabbet eder , çay kahve içer yemek yerdik. 2018 başı ve 2019 ortası arasındaki 1,5 sene boyunca her ay aynı cafede buluşup kitaplardan konuştuğumuz İstanbul Okuma Grubumuz vardı , okul gibiydi. Hepimiz de 1000K üzerinden tanıştık. Şimdi bu arkadaşların bir kısmı ya tamamen bıraktı siteyi ya köşesine çekildi. Ah ah dünya çok değişti..
Ne güzel yazmışsın be Osman. Eskiden ne çok severdim bu siteyi. Şimdi site güncellendi -daha kaliteli hizmet versin diye- eski güzelliğini yitirdi, site guncellendikce üyelerde kendini guncelledi eski tadı kalmadı ne sitenin ne de üyelerin
Kitap okuma oranlarının bu kadar düşük olduğu bir ülkede; kitap okuyan her insan değerli insandır. Onları eleştirerek heveslerini kaçırmaya kimsenin hakkı yok. Kalite konusuna da gelecek olursak; insanları kaliteli/kalitesiz diye kategorize etmek de hiç doğru değil. Bu şekilde yüksek kitleye sahip bu insanların, okuyanlar mecrasına bir katkı sunabileceklerini sanmıyorum. Takip edildikleri kitle zaten belli bir okuma alışkanlığına sahip, yahut başlama arzusu içerisinde. İlla bir şey yapmak istiyorsanız, Azar'a girip, abazalardan kitap tavsiyesi isteyin. Kitap okumanın bir gereklilik olduğunu, kitap okumayan insanlara kabul ettirin. Her kitap her insana hitap etmediği için; çok boş bir muhabbet olduğu ortada zaten. Bu saçmalığı dile getirdiğin için teşekkürler Δες ΤιναΔες Τινα 🙏🌼
Δες Τινα
Gönderi Sahibi
Saygı kelimesini biz ülkece bilmiyoruz bence, en büyük problem de oradan çıkıyor sonra ötekileştiriyoruz, katılıyorum söylediklerinize, ben teşekkür ederim ayrıca, artık dile gelmesi gerekiyordu, yoksa ötekileştirmeye devam edecekler sesleri cılız insanları.
Reklam
Bilgiyi biriktirme,düşüncelerimizin sürekli devinimi ve değişkenliği; hayata uygulamalarımız; sürekli yenilenen bir süreç. Bu süreçte kalite anlayışımızda bunlara paralel olarak değişkenlik gösterecek. Her okur ilgi alanlarına, amaçlarına göre milyonlarca farklı rotadan birini seçip ona göre kendine bir kalite anlayışı oluşturabilir. Birini diğerinden farklı bir rota izlediği için "kalite/sizlilk gibi öznel etiketlemelere, eleştilere tabi bırakmak safdillik. Bir de yaş yönünden bakarsanız; herkesin izlediği yolda aldığı mesafe farklı farklı ve ona göre tercihlerde bulunması normal. Özeleştiri yapıp, sürekli bir homojenleştirme tavrından uzak durup, tercihlere saygı duyabilirsek daha sağlıklı dünya görüşümüz ve iletişimimiz olur herhalde. Çoğunluğumuzun yaptığı bir hata olsa da önemli olan bunun farkına erken varabilmek.
Δες Τινα
Gönderi Sahibi
Benim de yaptığım dönem oldu, lisedeyken artık klasik okumaya başladığımda fantastik kurguları okuyan arkadaşlarımı küçümserdim, büyüdüm :) Olmaması gerekiyormuş, şimdi geri dönsem hepsinden özür dilerdim. Doğru bir tavır değil, kimse okuduğu ile nitelikli değil. Karakterdir nitelikli olan, okunanlar yalnızca o karakteri besler ya da beslemez. Bu kadar basitti aslında. Teşekkür ederim :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.