Yayınevine göre cilt ve sayfa sayısı değiştiği için bizzat sayfalarını teyit edip yazmak için eve gelmeyi beklemiştim ama ne yazık ki bilgisayarda sorun olduğu için programı açamadım. Ben yine hangi kaynakta, kimin sözleri olarak geçtiğini yazayım ama yayınevi bilgisi veremeyeceğim malesef.
“Ebû Hanîfe’nin rey’i Medine hariç bütün şehirlere girdi. Rasûlüllâh (s.a.s.), Deccal ve Tâun’un Medine’ye giremeyeceğini söyledi. O, yani Ebû Hanîfe deccallerden biridir. " Bu söz Muhammed b. Mesleme'ye ait ve Hatib el-Bağdadi'nin Tarihu'l Bağdad'ında geçiyor. (13. Cilt 395-396)
Yine aynı kitapta İmam Malik'in Müslümanlara Ebu Hanife'den daha fazla zarar veren birinin doğmadığını, Ebu Hanife fitnesinin İblis'in fitnesinden daha zararlı olduğunu söylediği yer alıyor.
İbn Ebu Davud es-Sicistani de Ahmed b. Hanbel, İmam Evzai, Süfyan es-Sevri'nin Ebu Hanife'nin sapık olduğuna ittifak ettiklerini söylüyor. Bu kişilerin olumsuz sözlerini aktarıyor ama hepsini tek tek yazmaya gerek duymuyorum. Hadis-Rey tartışmasından dolayı Buhari'nin Ebu Hanife'yi tenkit ettiği zaten bilinen bir durum.
Burada da her ne kadar olumsuz sözler yer alsa, hatta yine ittifak ettiler gibi mübalağalı bir ifade kullanılsa da bunun öyle olmadığı bir gerçek. İlk dönemlerde yaşamış alimlerin tartışmalarını, birbirleri hakkındaki hakarete varan görüşlerini farklı kitaplarda da okuyoruz. Rey taraftarı olduğu için Ebu Hanife'yi reddedenler, zayıf hadisle çok fazla meşgul olduğu için Ahmed b. Hanbel'i fakih kabul etmeyenler okuduğumuz en basit şeyler belki de. Bütün bunların yanında kendilerinden çok bir övgüyle bahseden alimler de sayıca çok çok fazla. Zaten hepsinin İslam'a çok büyük hizmetler ettiği ortada. Burada çarşaf çarşaf onlar hakkında yapılan tenkitleri paylaşmak değil amacım ancak hepimizin nezdinde değerli kabul edilen isimlere dahi şiddetle karşı çıkıldığına şahit olabiliyoruz. Aynı şeyler İbn Teymiye için de geçerli. İmam Subki, İbn Hacer kendisi hakkında olumsuz görüşler belirtmiş olabilir. Ama bu sadece onların görüşü. Ha tabi ki de alimler hakkında söylenen bütün bu görüşler tetkik edilir, aralarında zayıf râvîler tarafından aktarılanlar, uydurma olanlar mutlaka olacaktır. Ancak doğru olanlar ele alındığında bile yalnız bir kişinin görüşü ile hareket edilmesi ilmî bakış açısına aykırı bir durum.
Tasavvufçuların İbn Teymiye hakkında olumlu bir görüşe sahip olmasını beklemiyorum ama tek bir kişi hakkında kitaplarda sayfalar dolusu övgü sözleri de yergi sözleri de bulmanın mümkün olduğunu unutmamak gerekiyor. Nasıl ki bir kitapta İmam Evzai'nin Ebu Hanife'yi kınadığını, Süfyan'ın Ebu Hanife'yi uğursuz kabul ettiğini okuduğumuzda sadece bu yazılanlara sarıl(a)mıyorsak İbn Teymiye hakkında da yapamayız. Yine dediğim gibi sevmeniz, takdir etmeniz gerekmiyor. Herkesin mizacından dolayı sevdiği alimler de ısınamadığı alimler de mutlaka olacaktır. Tasavvuf ve İbn Teymiye kıyamete kadar yan yana gelemeyecek iki isim ancak bir kişi hakkında tek bir görüşün olmadığını, bir alimin aktardığı olumsuz bir cümlenin o kişi hakkında fikir beyan etmek için yeterli olmadığını söylemek istemiyorum.