Yorum

Meحmuد isimli okurun asıl gönderisini gör
İbn Teymiye hakkında uzak durulmasına dair alimlerin çoğunun ittifakı yok, tartışmaların odağında olan bir isim sadece. Kendisi hakkındaki olumsuz tenkitlerin yanında onlarca da olumlu görüş bulunuyor. Birisini alırken diğerini göz ardı edemeyiz. Şimdi ben de buraya bir tane olumlu ifadeyi yazsam ve İbn Teymiye hakkında olumsuz hiçbir şey yoktur, bütün alimler ondan övgüyle bahsetmiştir desem öyle mi olacak? Bizim için faydalı olanı alır, olmayanı terk ederiz ama bunu yaparken de hakkaniyeti elden bırakamayız.
Hâfız İbni Hacer el-Askalânî, Ed-duraru’l-kâmine isimli kitabında, İbni Teymiyye’nin sahabenin büyükleriyle ilgili sözleri hakkında alimlerden bazı nakiller yapmaktadır: “İbni Teymiyye Ömer ibnu’l-Hattab’a üç talak meselesinde ve Hazret-i Ali’ye de on yedi meselede Kur’anın nassına muhalefet etti diye isnadda bulunmuştur. Hazret-i Ebu Bekir ne dediğini bilen yaşlı birisi olarak müslümanlığı kabul etti, ama Hazret-i Ali çocukken İslamiyeti kabul edip bir kavle göre çocuğun İslamiyeti sahih değildir, demesi ve yine Hazret-i Ali hakkında, kendisi Ebu Cehil’in kızını istemiş ve ölünceye kadar onu severek unutmamıştır, demesi üzerine alimler ona münafıklığı isnad etmişlerdir. İbni Teymiyye Hazret-i Osman hakkında (Osman malı severdi) demiş ve (Peygamberden -aleyhisselam- istigasede bulunulmaz) dediği için ona zındıklık isnad etmişlerdir.”(Bera’atü’l-Eş’ariyyin min Akaidi’l-Muhâlifin, s.410.) Sizce bunun tartışması olur mu?
Ebu Hanife başta olmak üzere birçok alim hakkında hem olumlu hem olumsuz tenkitler mevcut. Ebu Hanife de kendi zamanında hadise değer vermiyor, kendi reyini öne çıkarıyor diye başka alimler tarafından taşlandı, kendisi ölünce Deccal'in öldüğünü söyleyen alimler bile oldu. Ortaya yüzlerce eser, fikir ortaya koyan alimlerin mutlaka eksik, hatalı, yanlış sözleri olacaktır. Bir kişi hakkında bütün Müslümanların aynı görüşe sahip olması mümkün olmadığına göre her iki görüşleri de beraber değerlendirmek zorundayız.
Rabia
Rabia
Ebu Hanifeyi eleştiren âlimleri söyleseniz onun hakkında yapılan olumsuz tenkitleri yazar mısınız? Kaynakları ile beraber.
Yayınevine göre cilt ve sayfa sayısı değiştiği için bizzat sayfalarını teyit edip yazmak için eve gelmeyi beklemiştim ama ne yazık ki bilgisayarda sorun olduğu için programı açamadım. Ben yine hangi kaynakta, kimin sözleri olarak geçtiğini yazayım ama yayınevi bilgisi veremeyeceğim malesef. “Ebû Hanîfe’nin rey’i Medine hariç bütün şehirlere girdi. Rasûlüllâh (s.a.s.), Deccal ve Tâun’un Medine’ye giremeyeceğini söyledi. O, yani Ebû Hanîfe deccallerden biridir. " Bu söz Muhammed b. Mesleme'ye ait ve Hatib el-Bağdadi'nin Tarihu'l Bağdad'ında geçiyor. (13. Cilt 395-396) Yine aynı kitapta İmam Malik'in Müslümanlara Ebu Hanife'den daha fazla zarar veren birinin doğmadığını, Ebu Hanife fitnesinin İblis'in fitnesinden daha zararlı olduğunu söylediği yer alıyor. İbn Ebu Davud es-Sicistani de Ahmed b. Hanbel, İmam Evzai, Süfyan es-Sevri'nin Ebu Hanife'nin sapık olduğuna ittifak ettiklerini söylüyor. Bu kişilerin olumsuz sözlerini aktarıyor ama hepsini tek tek yazmaya gerek duymuyorum. Hadis-Rey tartışmasından dolayı Buhari'nin Ebu Hanife'yi tenkit ettiği zaten bilinen bir durum. Burada da her ne kadar olumsuz sözler yer alsa, hatta yine ittifak ettiler gibi mübalağalı bir ifade kullanılsa da bunun öyle olmadığı bir gerçek. İlk dönemlerde yaşamış alimlerin tartışmalarını, birbirleri hakkındaki hakarete varan görüşlerini farklı kitaplarda da okuyoruz. Rey taraftarı olduğu için Ebu Hanife'yi reddedenler, zayıf hadisle çok fazla meşgul olduğu için Ahmed b. Hanbel'i fakih kabul etmeyenler okuduğumuz en basit şeyler belki de. Bütün bunların yanında kendilerinden çok bir övgüyle bahseden alimler de sayıca çok çok fazla. Zaten hepsinin İslam'a çok büyük hizmetler ettiği ortada. Burada çarşaf çarşaf onlar hakkında yapılan tenkitleri paylaşmak değil amacım ancak hepimizin nezdinde değerli kabul edilen isimlere dahi şiddetle karşı çıkıldığına şahit olabiliyoruz. Aynı şeyler İbn Teymiye için de geçerli. İmam Subki, İbn Hacer kendisi hakkında olumsuz görüşler belirtmiş olabilir. Ama bu sadece onların görüşü. Ha tabi ki de alimler hakkında söylenen bütün bu görüşler tetkik edilir, aralarında zayıf râvîler tarafından aktarılanlar, uydurma olanlar mutlaka olacaktır. Ancak doğru olanlar ele alındığında bile yalnız bir kişinin görüşü ile hareket edilmesi ilmî bakış açısına aykırı bir durum. Tasavvufçuların İbn Teymiye hakkında olumlu bir görüşe sahip olmasını beklemiyorum ama tek bir kişi hakkında kitaplarda sayfalar dolusu övgü sözleri de yergi sözleri de bulmanın mümkün olduğunu unutmamak gerekiyor. Nasıl ki bir kitapta İmam Evzai'nin Ebu Hanife'yi kınadığını, Süfyan'ın Ebu Hanife'yi uğursuz kabul ettiğini okuduğumuzda sadece bu yazılanlara sarıl(a)mıyorsak İbn Teymiye hakkında da yapamayız. Yine dediğim gibi sevmeniz, takdir etmeniz gerekmiyor. Herkesin mizacından dolayı sevdiği alimler de ısınamadığı alimler de mutlaka olacaktır. Tasavvuf ve İbn Teymiye kıyamete kadar yan yana gelemeyecek iki isim ancak bir kişi hakkında tek bir görüşün olmadığını, bir alimin aktardığı olumsuz bir cümlenin o kişi hakkında fikir beyan etmek için yeterli olmadığını söylemek istemiyorum.
Rabia
Rabia
O başta söylediğiniz Muhammed b meslemeye ait rivayet, İmam Buhari’nin "ed-Duafaüs-Sağir" isimli eserinin 388 nolu maddesinde şu ifadeler geçmektedir: "Bize bizim bir arkadaşımız Hamdeveyh’ten tahdis etti dedi ki: Ben Muhammed b. Mesleme’ye dedim ki: Numan’ın görüşü bütün beldelere girdiği halde Medine’ye dahil olmadı. Dedi ki: Muhakkak Allah’ın Rasülü (sav) şöyle dedi: Oraya deccal ve taun giremez, o deccallerden bir deccaldır.” Dikkat edilirse bu rivayetun senedinde meçhul bir ravi/ kişi var meçhul ravi "bize bizim bir arkadaşımız..." cümlesinden anlaşılıyor zaten, meçhul Ravi olduğu için bu rivayete itibar edilmez ve zaten Ebu Hanifenin rey-i Ebu Hanife daha vefat etmeden Medine'ye girmiştir. Söylediğin ikinci rivayet ve daha başkalarına da baktım hepsi kendilerine ulaşan yanlış bilgi ve iftiralardan kaynaklanıyor, özellikle şia kaynaklarında Ebu Hanifeye ağır tenkitler bulunmaktadır. Ancak ibn Teymiyye hakkındaki yapılan eleştiriler ve reddiyeler Ebu Hanife ye yapılan tenkitler ile kıyas bile edilemez nedenini söyledim. Biz demiyoruz ibn Teymiyye kâfirdir bilmem nedir tabi büyük bir âlim di ilminden istifade edinilebilir bu mâlumudur lakin ibn Hacer diyor ki ibn Teymiyye hakkında; "Allah'u Teala'nın, sapıtmasına ilmini sebep ettiği kimsedir." -Fetvayi hadisiyye. Yani ilmine allame olduğuna aldanmamalıyız ki onun yolundan gide gide saptırmayalim Ve ibn Teymiyye, Ebu Hanife İmam Şafii vs. Bunlara kıyas bile edilemez, biz Ebu Hanife İmam Şafii ve diğer müctehid imamların dediklerini kabul eder/etmek zorundayız, bunlara muhabbet duyarız/doymak zorundayız, yollarını takip eder/etmek zorundayız, görüşlerini kabul ederiz vs vs... İbn Teymiyye için aynı şeyler katiyen geçerli degildir olamaz, Ancak ibn Teymiyye ve gibilerinin sadece ilmi yönden istifade edinilebilir o da (gerek doyulursa), itikadı meselelerde yaklaşılmamalıdır. Rabbim bizi kendimizi hak ehlinin yolunda sanıp yanılanlardan eylemesin, Rabb'im bizi hak yoldan ayırmasın. Selametle
Kıyaslamak için yazmamıştım zaten sadece örnek vermek için en bilindik isimler olduğu için yazdım. İbn Teymiye konusu açıldığında hemen kâfir yaftası yapıştırıldığı için bunun rahatsız edici bir durum olmasından dolayı ve alıntıda da bu minvalde bir cümle olduğu için o şekilde düşündüğünüzü zannederek yorumu atmıştım. Ama şimdiki yorumunuzda fikirleriniz daha açıklayıcı oldu. Amin inşallah, selametle.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.