Yorum

Özge isimli okurun asıl gönderisini gör
Batı dışı toplumlar için hedef Batılı olmaktır. Bunun en önemli nedeni ise Batı'nın 17.yy'dan itibaren kalkınması, gelişmesi ve teknolojik üstünlüğüdür. Batı ile rekabet etmekte zorlanan Batı dışı toplumlar, genellikle hazır reçeteler, uygunluğu denetlenmemiş kalıplarla kendi toplumlarını hızlı bir transformasyona sokma çabasında olmuştur. Bunun sonuçları ise bugün de hala süren kimlik tartışmaları, toplumsal ve ideolojik bölünmeler biçiminde görülmüştür. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.6)
Özetle Rus modernleşmesi, Batı'nın teknik, askeri, ekonomik üstünlüğe ulaşmak amacıyla özellikle 1.Petro sonrasında başlayan reform programlarının genel adıdır. Rus modernleşmesi tepeden inme, halkın kültür ve inancına yabancı bir düşünce olarak algılanmış, gerek aydınlar gerekse de halk arasında modernleşmeye yönelik ciddi tepkiler ortaya çıkmıştır. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.10)
Rusya'da modernleşme, büyük toplumsal çalkantılara neden olmuştur. Bu kaotik durumun sorumlusu olarak modernleşme suçlanmıştır. Yerinden edilen köylüler, kentlerde artan yığınlar, işsizlik, ekonomik gelir dağılımındaki eşitsizlikler, Rus elitlerinin Batı hayranlığı içerisinde halktan kopuk yaşam biçimleri -tıpkı Tanzimat aydınları gibi- derin bir hoşnutsuzluk yaratmıştır. Dostoyevski'nin bu noktada Rus geleneklerine, geçmişe özlem duyması bir ölçüde modernleşme sürecinin sonuçlarına olan öfkenin de sonucu olarak görülebilir. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.18)
Dostoyevski'ye göre devrimciler Rusya'nın başına beladır. Onları içine şeytan girmiş ve bir uçuruma doğru koşan domuzlara benzetmiştir. Rusya'yı kurtaracak olan ona göre İsa'ya teslimiyettir. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.18)
Dostoyevski'ye göre Avrupa Roma'dan itibaren İsa'ya ihanet etmiştir. Hıristiyanlığı geç kabul eden Ruslar Roma etkisiyle zehirlenmedikleri için İsa'nın "Tanrısal imgesini bütün saflığıyla" koruyabilmişlerdir. E.H.Carr Dostoyevski'nin ahlaki, milli inancının formülünü şöyle özetler: Bir yanda bencillik=Katoliklik=İsa düşmanlığı=Avrupa; Diğer yanda kardeşlik=Ortodoksluk=İsa=Rusya. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.18)
Tolstoy'un düşüncelerinde kötümserlik ve nihilizm yoktur. O, yaşamın değiştirilebileceğine ve insanın bunu yapabilecek yetenekte olduğuna inanır. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.21)
Rus toplumunda bu modernleşmeye karşı Rus bilincini, Rus ruhunu, Rus inancını merkez alan Narodnik, Slavist bazı düşünceler ortaya çıkmıştır. (Erkan Ümmet, 19. yy Rus Edebiyatında Modernleşme Eleştirisi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Haziran 2017, s.22)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.