Yorum

Nuray isimli okurun asıl gönderisini gör
"Namaz kılıp kılmadığınızı sormuyorum. Hiç secde ettiniz mi?" "Beş vakit kılıyorum abi." "Kaç vakit kıldığınızı sormuyorum agaciğim, hiç secde ettiniz mi?" Bu son cümleden sonra gözlerini muhatabının gözlerine mıhlar, bir daha sorarmış: "Hiç secde ettiniz mi?" "O bakışlara muhatap olan kişiye yapacak tek bir şey kalırdı." diyor Cahit Abi, "Kıldığı ilk namazdan son namaza kadar bütün namazlarını didik didik edip binlerce secde içinde layık bir tek secde bulamayışın mahcubiyetiyle başını öne eğmek ve sesi titreyerek 'Etmedim galiba!' demek."
Hiç âşık oldun mu?” derken aslında şunu arıyor: Bir insan uğruna uykusuz kaldın mı? İçin yandı mı? Birinin yokluğu göğsünde taş oldu mu? Çünkü beşer için yanmayanın, Hakk’a nasıl kül olacağını merak ediyor. “Hiç secde ettin mi?” suali ise namazı değil, kırılışı soruyor. Alnın yere değdi mi değil… Gururun yere düştü mü? Hiç kendini, kendinden utanacak kadar Allah’ın huzurunda küçük hissettin mi? Fethi abinin bakışı biraz şunu söylüyor “Ben burs vereceğim adamın zekâsına değil, kalbindeki çatlağa bakarım. Çünkü ışık en çok kırılan yerden sızar…
Muhammet ÇAKIR
Muhammet ÇAKIR
Çok teşekkür ederim ne güzel yorumlamışsınız👏
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.