Yorum

♛hakan♞kutlu♛ isimli okurun asıl gönderisini gör
Bu bilgi evrimsel biyoloji tarafından çürütüleli çok uzun zaman oldu.. Schopenhauer çoğu kendi dönem felsefecileri gibi, çoğu olguyu sosyolojik perspektiften ele almış..Lakin biyoloji, sosyoloji dinlemez... Bir insan dişisi (ve çoğu hayvan dişisi), en iyi genetik kombinasyonu bulabilmek için poligamik yaşamaya eğilimlidir.. Zira hayvanlar öyle de yaşamaktadır. İnsan dişisinin çoğunlukla öyle yaşamamasının sebebi sosyolojik ve kültüreldir.. Filozof maalesef akla ilk gelen şeyi söylemiş ancak konu bu kadar basit değil..
Tabii ki kendi fikrime kısaca değinecek olursam, Homo Sapiens, Homo Sapiens olduktan sonra, adı üstünde Latince'de "akıllı, bilge, sorumluluk alabilen" demektir, ve artık son 40 bin yıldır en azından, salt iptidai, biyolojik, dürtüsel ve iç güdüsel ihtiyaçlarıyla hareket etmemelidir.. Bu dürtüselliği biyoloji üstünden açıklayıp erkek cinsi için meşru kılmaya çalışmak son derece komiktir..
Evren
Evren
teşekkür ederim tatminkar katkınız için.😊 İlk yorumunuza katkı olması açısından diyelim homo sapiensin dişisi kendisine biyolojik olarak en iyi erkeği buldu. Bu noktadan sonra amacına ulaşmış olur (en iyi çocukları en güçlü sağlıklı erkekten doğurmak) dolayısıyla başka erkek arayışına girer mi yine de? Açıkçası bende evrimsel ve biyolojik açıdan yaklaşıyorum olaya dolayısıyla tıpkı hayvanlarda olduğu gibi erkek ve kadın müstakbel yavruları yapabilmek için en iyi partneri ararlar. Erkek en iyi partneri bulsa bile ne kadar çok çocuk kendisini gelecekte ölümsüzlüğe kavuşturacak çocuklar demek olacağı için başka partnerlerle de çiftleşme eğiliminde olur diye düşünüyorum. Homo sapiensin kadınına bakacak olursak burada emin olamıyorum. Acaba bir adet sağlıklı erkek bulduktan sonra onla yetinir mi yoksa başka sağlıklı erkeklerde çiftleşmek ister mi ondan emin olamıyorum. Onun da cevabını günümüz kadınlarından almak lazım😊
♛hakan♞kutlu♛
♛hakan♞kutlu♛
teşekkür ederim detaylı cevabınız için öncelikle.. Bizler bir dişinin en iyi erkeği bulmasından şunu anlıyoruz, kendince bazı kriterleri var, eledi eledi ve yavrusu için en iyi babayı buldu gibi, yani hala sosyolojik algılıyoruz.. Biyoloji ise şöyle çalışıyor, dişi eleyerek maksimum erkekle birleşiyor, sonra yumurtayı döllemek için, içeride spermlerin yarışı başlıyor, ortama bir dişi ne kadar fazla ve çeşitli sayıda sperm gönderebilirse yani alabilirse, genetik olarak en güçlü ve en iyiyi bulma şansı o kadar artar.. Yani bu konuyu evrimsel biyoloji, hücresel düzeyde ele alır.. Bu döngü her yeni yavru için de tekerrür eder. Dişilerin böyle yapmama sebebi, sosyolojiktir.. Çünkü bu durumda yavrunun babası bilinemez, evet en mükemmel gen aktarılır ama insan toplulukları artık eskisi gibi kabile hayatı yaşamadığı ve herkes herkesin çocuğu olmadığı için, yavruya nasıl bakılacak sorunsalı doğar. Yani bu sıkıntı, tarihsel olarak insan topluluklarının avcı toplayıcılıktan yerleşik hayata geçişine denk gelir . Zaten "evlilik" mefhumu da böyle çıkmıştır..
Evren
Evren
hepsine katılıyorum ben dişinin de erkek gibi çok sayıda çiftleşecek partner arayışında olup olmadığından emin olamamıştım. Cevabını aldım olay tamamen matematikmiş aslında😊 teşekkürler
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.