Yorum

z. isimli okurun asıl gönderisini gör
Anlayamadım ne demek istemiş. Aslında Bediüzzaman hazretlerinin dili bana hep ağır geliyor ve sırf bu yüzden okuyamıyorum..
bu paragrafta ise, kâinatta tecelli eden rahmet-i İlahiyeyi, hususan in'am ve ikram sırrını ders veriyor. Üstad burada nimetlerin gelişindeki kasdı, yani ilahî irade ve hikmeti nazara veriyor. "Kasdî in'amlar" ifadesiyle, nimetlerin rastgele değil, doğrudan Cenab-ı Hakk’ın muradı ve merhametiyle gönderildiği vurgulanıyor. yani bu kainat bir rahmet meşheri, bir ihsan sofrasıdır. süt örneğiyle ince bir tefekküre kapı açılıyor: kan ve fışkı gibi pis unsurlar arasından safi, temiz, bembeyaz süt çıkıyor. kim yapıyor bunu? ne tesadüf, ne doğa, ne inek... Cenab-ı Hakk’ın Rezzak isminin bir cilvesi olarak o yavruya özel olarak, zamanında, hazır gönderiliyor. yani bir ihsan, bir şefkat hediyesi bu... ve bu ikram sadece bir yavruya değil: yeryüzünü, hattâ kâinatı doldurmuş. her tarafta ziyafet sofraları, her canlının önünde rahmet tabakları var... işte Üstad, bu nimetlerin fiyatını da bize öğretiyor. başta: Bismillah, yani "bu nimet Allah’tandır, O’nun adıyla.." Ortada: İn’amı hissetmek, yani “Bu nimet bir hediye, bir kasıtlı ikramdır” diyerek nimetten Mün’im’e geçmek. Sonunda: Elhamdülillah, yani “Hamd olsun Rabbime ki beni gördü, bildi, rızık verdi.” Nimetle Allah arasında perdesiz bir bağlantı kurmak, O’nu tanımak, bilmek, sevmek... ❕️ Nimetten Mün’im’e geçmek.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.