Yorum

Nedamet Dergisi isimli okurun asıl gönderisini gör
Karanlık Sokak Dışarısı karanlık. Pencereden bakıyorum. Ağaçların yaprakları yeni yeni dökülüyor. Sonbahar geliyor. Yıldızların çoğu görünmüyor. Tek tük bulutların arkasından ışıldıyor. Ayın ışığı vuruyor şimdi sokak başına. Bir adam görünüyor. Palto giymiş, sanki üşüyor. Tanımıyorum. Kim diye de merak etmiyorum. Pencereyi kapatıp üzerine perdeyi sonuna kadar çekiyorum. Oda karanlık oluyor. Lambayı yakıyorum. Bir kitap alıp okumaya başlıyorum. Kitabın adına dikkat etmedim. Yazarı tanınmış biri sanırım. İlk sayfalarda kendinden bahsetmiş. ‘Acaba karanlıkta gördüğüm adam!’ merak etmiyorum, sadece aklıma geliyor, o kadar, daha ileri gitmiyorum. Sessizce okumaya devam ediyorum. Bir ara ışık sönüp tekrar yanıyor. Fark ettiğimi fark etmiyorum. Kitap akıcı bir içeriğe sahip, hemen yirminci sayfasına kadar okuyorum. Bir bölüm tamamlanıyor. Aklıma kitapta adı geçen kadın takılıyor. Bu kadını merak ediyorum. ‘Acaba denilen yerde böyle biri var mıydı?’ diye buna benzer bir sürü soru soruyorum. Perdeyi aralayıp karanlık sokağı seyrediyorum. Karanlık, hiçbir şey görmediğim halde seyrettiğim sokak beni içine çekiyor. Gözlerim beni, kitapta bahsedilen şehrin dar sokaklarına götürüyor. Bir an da sabah oluyor. (...)
ne çabuk yahu maşallah...🥳 kaleminize sağlık..
Nedamet DergisiNedamet Dergisi Teşekkür ediyorum. Seçmece Hikayeler (: Devamı da var.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.