Ruhi Bey’in metni insanın kendine yakalandığı o çıplak anları öyle yakından gösteriyor ki sayfalar ilerledikçe okur kendi sesini de işitiyor. Şiir gibi başlayıp düşüncenin içine sızması, kalbin ritmini bozup zihni uyandırıyor, sanki iç konuşmaların karanlıkta parlayan kıvılcımı. Edip Cansever burada insanı süsleyip büyütmüyor, olduğu yere indiriyor, o yüzden acıtıyor ama iyi de geliyor. Kısa bir kitap değil, uzun bir yüzleşme, kapağı kapanınca bile içerde bir yer hâlâ yürümeye devam ediyor.