Bence bir insanın değeri yaşarken anlaşılmalı..
Mektuplar, suskunluklar, hatıralar… onlar ancak geç kalmış bir vicdanın tesellisidir.
Değer, insan nefes alırken verilmediğinde; geriye kalan her şey biraz pişmanlık kokar.
Fidan Katılıyorum.
Bir insanın değeri, hayattayken omzuna konan bir eldir aslında.
Sonradan yazılan mektuplar, saklanan eşyalar, anlatılan hikâyeler;
hep eksik kalmış bir cümlenin etrafında dolaşır.
Değer geç verildiğinde, hatıralar bile biraz buruk kokar.
Smileface ama günümüz de yaşarken değer verilmiyor maalesef... Ve o zaman geriye kalan mektuplar konuşur, insanlar değil.. Eşyalardan teselli alınır ama ne fayda...
Fidan Evet…
Bugün insanlar hayattayken görünmez.
Ölünce hatırlanır, susunca kıymetlenir.
Geriye kalan mektuplar konuşur, fotoğraflar bakar, eşyalar avutur.
Ama hepsi eksik… Çünkü sevgi geç kalmıştır.
Yaşarken ne kadar değerli bir sanatçı olduğunu hissedememiş olması beni çok üzüyor. Mektuplarını okurken ona sarılmak istedim. Bu kadar büyük bir yetenek için 37 yaş çok erken.