Yorum

Elif Alioğlu isimli okurun asıl gönderisini gör
Psikoloğumun tavsiyesiyle uzun yıllardır sosyal medya kullanmıyorum. Kronikleşmiş majör depresyonumda ciddi bir hafifleme yaşadım diyebilirim. Ölçüsüz şekilde başka hayatların bize yansıyan ışıltısına maruz kalmak insana kendi hayatının yaşanmaz olduğu hissini doğuruyor. Farkında olmadan arka planda işleyip duran kıyaslama ruhu çok yoruyor.
Bu durum mutluluk hormonlarından biri olan serotonin ile ilgili. Bizler artık sadece ödül ile tatmin olmuyoruz. Elde ettiklerimizin toplum tarafından da hoş karşılanmasını, onaylanmasını istiyoruz. Bu yüzden birbirimizi kopyalıyoruz. Başkalarında olup da bizde olmayan şeyler bizim seretoninimizi düşürüyor, mutsuz hissediyoruz. Seretonin yükselişi ve düşüşüne son yıllarda en çok sosyal medya aracılığıyla şahit oluyoruz. Artık sadece dopamin bizi tatmin etmiyor, serotonin yükselişi de istiyoruz.
Elif Alioğlu
Elif Alioğlu
"Bu ışıltılı dünyanın cazibesinden kurtulmak çok zor." demiştim psikoloğuma, sosyal medyayı kastederek. O da bana: "Ahmet bey, oradaki ışıltının sebebi insanların birbirlerini tutuşturup yakmak için ellerinde taşıdıkları ateştir." demişti. Gerçekten öyle haklı ki... Sosyal medyaya maruz kalmak radyasyona maruz kalmak kadar zararlı.
Ahmet Tosun
Ahmet Tosun
çok doğru bir metafor kullanmışsınız. Birbirimizin hayatını aydınlatmak yerine o ışıkla yakıyoruz birbirimizi.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.