Milli çıkarlar söz konusu olduğunda iki tarafın da kendi ajandası olduğu bir gerçek. Dış politikada denge kurmanın ne kadar zor olduğunu gösteren bir durum ancak benim gözümde büyük çerçeveye bakıldığı zaman Siyonistler'le bir tutulan bir millet olamaz.
Ege İran'ın tarihsel süreç içerisinde hiçbir zaman İslam'a hizmet ettiğini görmedim, son dönemde Şebbihalara desteği, Kasım Süleymanî'nin katliamları, Türkmenlere zulümleri, mezhep kutuplaşmalarını artırması -1979’daki İran Devrimi’nden sonra özellikle-
Vekil milisler oluşturarak Lübnan’da Hizbullah, Irak’ta Haşdi Şabi, Yemen’de Husiler gibi yapılar üzerinden etki kurarak devlet otoritelerini zayıflattı.
Özellikle Suriye’de Beşşar Esad yönetimine verdiği destekle oradaki zulmün akıl almaz boyutlara ulaşmasına neden oldu.
Suudi Arabistan ile Yemen başta olmak üzere birçok alanda yürüyen İslam dünyasındaki bloklaşmadaki faktörlerden birisi oldu.
Benim bildiğim, özetle aktarabildiğim kısımlar bunlar, bunun sonucunda zaten dağınık olan İslam alemi siyaset ve ekonomi başta olmak üzere pek çok alanda istikrarsızlığa düşüp topraklarını gayr-i müslim işgaline açmış oldu. Benim gözümde bunun ana faktörlerindendir İran.
@atszkht Çok güzel noktalara değiniyorsun, hissiyatını anlıyorum Balam ancak ikimizi ayrıştıran nokta benim Siyonistler'den aldığım zararın seninkinden bir tık fazla olması ve senin İran'dan aldığın zararın benimkimden bir tık fazla olması.
@Ayisigi_1 ben devlet olsaydım denge politikası izlerdim, İran'ın güçlü olması hiçbir şekilde işimize gelmez çünkü. Siviller için evet, desteklerdim diyebilirim.
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.