İran'a üzülmeden önce, Kürt halkının kendi kaderini tayin etme iradesini temsil ettiği için Mahabad’da darağacına gönderilen Qazi Muhammed’i hatırlayın. "Müzakere” masası kurup barış konuşuyor gibi yaparken Viyana’da alçakça katledilen Dr. Qasimlo’yu hatırlayın. Görüşmeye çağrılıp pusuya düşürülen, devlet eliyle suikastla ortadan kaldırılan Simko Şikakî’yi hatırlayın. Öğretmen olduğu, Kürt kimliğini savunduğu için 2010’da idam edilen Farzad Kamangar’ı hatırlayın; son mektubunda bile nefreti değil onuru savunan o insanı. “Ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra öldürülen Jina Amini’yi; onun ardından bastırılan protestolarda vurulan, idam edilen Kürt gençlerini hatırlayın. Şiir okuduğu ya da şarkı söylediği için idam edilen Kürt gençlerini; çocuklarının gözleri önünde öldürülen babaları hatırlayın. Rojhilat’ta idam edilen siyasetçileri, gazetecileri, sanatçıları; Kürtçe konuştuğu, yazdığı, kimliğini inkâr etmediği için hapse atılanları hatırlayın. Köyleri yakılanları, isimleri bile mezar taşlarına yazılmasına izin verilmeyenleri hatırlayın. Rahmet dilediğiniz Hamaney, her gün Kürtlere idam fermanı çıkarmadan rahat uyuyamayan bir zalimdi. Hatırlayın ve unutmayın. Unutmak ihanettir.