Yorum

Fatma Buse isimli okurun asıl gönderisini gör
Yazılar genel geçer bir hümanizm ve herkesi memnun etmeye çalışan bir muhtevada ele alıyorlar. Her iki yazarda dilin kendisiyle oynamazlar, yeni bir söz dizimi ya da üslup denemezler. Güvenlikli ve çok satacak bir limanda durmaktadırlar devamlı, denize açılmak mesele değildir onlar için. Kitaptaki karakterler bir derinlik içermez ve 'tip düzeyinde kalır daha çok. Kitapları çok hızlı tüketilebilir şekilde kaleme alıyorlar, insanların kahve yanına koyup entelektüel görünmek için fotoğraf çekmelerine yaramaktan öteye geçmiyor. Bunlar bencesi tabii. 'Neden' diye sorulduğu için yazdım..
Bence siz değişmekten korkuyorsunuz. İnsanlar ihtiyaçları olan değişimi kendilerinde yaratamadığında, başka birşeyin onları değiştirmesinden çok korkarlar. Ne demek siyasi kişilik; tabiki her yazar politik olmak zorundadır. Haksızlığı, yoksulluğu ve iyiyi, kötüyü yazabilmek bir itirazın sonucudur. Oda padişahım çok yaşa diyerek olmuyor maalesef. Ha bu arada Edebiyat dünyasında siyasi kişiliği öne çıkmayan bir tane yazar gösterebilir misiniz? gösteremezsiniz, yoktur çünkü. Tanrıların, Mitlerin ve diğer tüm üzerimize yapışmış kimliklerin, dışarıda kaldığı yerlerin adlarıdır, romanlar, hikayeler ve öyküler. Yazarların edebi kişiliği diye bir kavram da yoktur aslında. Ne demektir ki edebi kişilik örneğin Dostoyevski malumunuz kumarbaz adamın tekiydi. Kumar masasında kaybettiği ruble’ler ile Çar’lık Rusya’sının kaldırımlarında açlıktan ölen onlarca yurttaşını açlıktan kurtarabilirdi. Yapmadı, ama yoksulluğun en iyi yazarlarından biri oldu. Freud afyon tutkunuydu ama bugün yorumlanan insan psikolojisinin anlaşılabilir düzeye gelmesinin en büyük sebeplerinden biridir. Hangi kişilik? Bunlar aşılması gereken duvarlar başka birşey değil Dünya edebiyat tarihinde bunun gibi onlarca örnek var Son olarak genç kardeşim bana kızmayın derdim burada bilmişlik etmek değil. Değişimden korkmayın. İnsanlar arasında kendine en büyük haksızlığı edenler, ne yazık ki değişime direnç gösterenlerdir. Bu arada Düşüncelere katılmamak ayrı şeydir. Ön yargıyla yaklaşmak ayrı şeydir. Ön yargıyla yaklaştığınızı nereden mi çıkarıyorum; şöyleki, yahu Ahmet Ümit’i anladım, hadi diyelim ki Zülfü Beyin de geçmişinde Politika var. Bir arkadaş yorumlar da Şükrü Erbaş’ıda hedef göstermiş hadi onuda solcu diye ayırdınız. Bir arkadaşımız Oğuz atay okunmaz gibi birşey yazmış yahu sizin cevap; -çok kıymetli biri hediye edeceği için okumayacaklarım listesine ekleyemem- standardınız da pek bir şaşırtıcı açıkçası. Oğuz Atay bu topraklara yeni bir yazma biçimi kazandırmıştır arkadaşlar, tıpkı Büyük üstad Yaşar Kemal’in ülke romanına epik anlatımı kazandırdığı gibi. Hadi diyelim ki onu da es geçtik Abi william Faulknera da sallamazsınız ya. (Bu arada bu kelimeye takılmayın en fazla bu kadar sinirlenebiliyorum) yine aynı arkadaş, William Faulkner’a da okunmaz iması yapmış.(Faulkner; Nobel, pulitzer ne varsa almış, yani zaten kendini kanıtlamış çok büyük bir yazardır.) parçaları birleştirdiğimiz de mitlerinizi bir köşeye bırakıp kitabın kapağını öyle açın, Edebiyat kesin yargıları kaldırmaz, Çünkü insanlık herşeyini yazıya borçludur. Bir beğeni alanı değil bir istifade alanıdır. Herşey tabiki okunmaz ama bu kadar güçlü yazarlar’da bu kadar kolay harcanmaz. Okuyan, okumaya gerek duymayan, kızan, kızmayan tüm arkadaşlarıma kucak dolusu sevgiler.
Kadir çiftçi
Kadir çiftçi
👏👏👏
Kadir çiftçi
Kadir çiftçi
değerli bir yorum… 🙏🙏🙏
A.
A.
Teşekkür ederim, Şüphesiz daha da değerli oldu.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.