MoonlitPerse

MoonlitPerse
Bu hayatın ne için olduğunu ya da neden bize verildiğini hala bilmiyorum. Yeni hesapları takip etmiyorum
109 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
Sahilde Kafka:Mitoloji,Bilinçaltı veİnsan Ruhunun Karanlık Ormanı
10/10
·651 syf.·
2026 2. kitabı
Sahilde Kafka
Sahilde Kafka
Haruki Murakami
Haruki Murakami
Sahilde Kafka: Mitoloji, Bilinçaltı ve İnsan Ruhunun Karanlık Ormanı
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012bin okunma
Reklam
MoonlitPerse tekrar paylaştı.
Bir evlilik bireysel bir ilişkiye doğru hiçbir zaman kolayca ve kriz olmadan gelişmez ya da nadiren gelişir. Bilinç, acı olmadan doğmaz.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Alıntı
MoonlitPerse tekrar paylaştı.
Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor.
Plastik çiçekler 2003
Nereden çıktı bu plastik çiçekler? Neden plastik bu çiçekler? Bulabildiği her toprak parçasında filiz veren tomurcuklara inat.
Laurens van der Post, ‘Kalahari’nin Kayıp Dünyası’nda Kalahari Çölü’ndeki Buşmanlar arasında yaşamaktan bahsediyor ve yıldızları duyamamasına ne kadar şaşırdıklarını anlatıyor. İlk başta şaka yaptığını ya da yalan söylediğini düşündüler. Buşmanlar için yıldızlar, gökyüzünde sessizce parlayan soğuk ışık noktaları değildi. Onlar canlıydı. Konuşuyordu. Şarkı söylüyordu. Gece çöktüğünde kamp ateşinin etrafında oturup kulaklarını gökyüzüne verdiklerinde, yıldızların birbirleriyle fısıldaştığını, eski hikayeleri anlattığını, yol gösterdiğini duyarlardı. Yıldızlar onlar için hem harita hem de müzikti. Van der Post’un “Hiçbir şey duymuyorum,” demesi üzerine önce kahkahalarla güldüler. Sonra yüzleri ciddileşti. İçlerinden biri merakla yaklaştı, kulağını onun kulağına dayadı, sanki kendi duyabildiği sesi ona aktarabilecekmiş gibi. Bir süre sonra, büyük bir üzüntüyle geri çekildi ve “Bu adam sağır,” dedi. “Zavallı… yıldızları duymuyor.” O günden sonra ona karşı tavırları değişti. Ona bir hasta, bir eksiklik taşıyan biri gibi davranmaya başladılar. Ona acıyorlardı. Çünkü onlar için yıldızları duyamamak, dünyanın en büyük yoksunluklarından biriydi. Görmek yetmezdi; duymak lazımdı. Yıldızların sesini duymadan nasıl yol bulabilirdi insan? Nasıl huzur bulabilirdi? Van der Post o an, modern insanın doğayla olan bağının ne kadar koptuğunu, duyularımızın ne kadar köreldiğini belki de ilk defa gerçekten hissetti. Bizim için sessiz olan bir evrende, onlar hâlâ evrenin nabzını dinliyorlardı. #cumartesi