Bazı kitaplar “bitti” ama etkisi kalıyor.
Karakterler aklımda, sahneler oynuyor bazen istemsizce.
Tekrar okumak için acele etmiyorum,
çünkü bazı hikâyeler ilk hâliyle, hissettirdikleriyle güzel.
Ama o his var ya…
ara ara yokluyor.
Yazılar genel geçer bir hümanizm ve herkesi memnun etmeye çalışan bir muhtevada ele alıyorlar. Her iki yazarda dilin kendisiyle oynamazlar, yeni bir söz dizimi ya da üslup denemezler. Güvenlikli ve çok satacak bir limanda durmaktadırlar devamlı, denize açılmak mesele değildir onlar için. Kitaptaki karakterler bir derinlik içermez ve 'tip düzeyinde kalır daha çok. Kitapları çok hızlı tüketilebilir şekilde kaleme alıyorlar, insanların kahve yanına koyup entelektüel görünmek için fotoğraf çekmelerine yaramaktan öteye geçmiyor. Bunlar bencesi tabii. 'Neden' diye sorulduğu için yazdım..
İlber Ortaylı’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz sevgili okurlar.
1000Kitap verilerine göre
İlber Ortaylı, bütün zamanların en çok okunan 16. Türk yazarı.
Kitapları 152 bin kez okundu, eserlerinden 100 binlerce alıntı yapıldı.
En çok okunan kitabı ise
Bir Ömür Nasıl Yaşanır? oldu.
Tarihe, düşünce dünyamıza ve okurların hafızasına bıraktığı iz uzun yıllar yaşamaya devam edecek.
Edebiyatımızın başı sağolsun.