Hak arayışı her kesimden insanı kapsar. Sonuçta başörtülü diye öldürmemezlik yapılmıyor değil mi? Sadece Kore'de olduğunu düşünmeniz garip açıkcası.Tüm dünyada yaşanmakta.Ama kitaptan etkilenmediğimi söyleyim yine de.
Enes Şiddetin ve haksızlığın ideolojisi olmaz.Hangi pencereden baktığınız çok önemli bu sebeple.Dünyanın her yerinde, farklı din ve kültürlerden kadınlar yüzyıllardır adalet ve şiddetsiz bir yaşam için mücadele ediyor. Bu kadar büyük ve küresel bir hak arayışını tek bir etnik kökene bağlamak, asıl sorunu görmezden gelmektir. Hak aramanın dini, dili veya ırkı olmaz.Üstelik nüfusun azalması vasat bir ekonominin, vasat bir yönetimin doğal bir sonucu.Bunları söyleyenleri şuursuz olarak görmekte sizin tercihiniz.
Enes Ben farklı bir pencereden baktığınızı sanmıştım ama yanılmışım. Siz direkt yanlış pencereden bakıyormuşsunuz. Evvela şunu söyleyeyim ;
'Kadına az pay verilir" ifadesi eksik bir bilgidir. Sistem, "kimin üzerinde daha fazla harcama yükümlülüğü var?" sorusu üzerine kurulmuştur. Günümüzde bu konu, değişen ekonomik şartlar ve kadınların iş hayatındaki rolü çerçevesinde fıkıhçılar arasında farklı açılardan da değerlendirilmektedir.Ki bugün eşit sartlar altındayız.Harcama yükümlülüğü eşit yani.
İkinci olarak:
"arkada durma" ifadesi İslam geleneğinde namazın teknik bir kuralı ve edebi olarak kabul edilir; kadının toplumdaki veya Allah katındaki değerini belirleyen bir hiyerarşi değildir.Bunun fıkhi sebepleri vardır.
Ve son olarak;
"Allah katında üstünlük cinsiyette değil, takvadadır (güzel ahlak ve dindarlıktadır)."
"Kadın ve erkek hukuk önünde eş değerdir."
Açıklama yapmayacaktım fakat bu kadar yanlış pes dedirttiği için açıkladım.Umuyorumki anlarsınız.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.