Mumun alevi sönmeye yaklaşırken denizin üzerinden gelen eski bir fısıltı duyuluyor: "Bazı isimler kader defterinden silinmez. Ama her silinmeyen isim, mutlaka birlikte yazılacak bir son anlamına da gelmez..."
Şimdi mumun ışığı kararıyor.
Burada üçüncü bir enerji görüyorum.
Bu bir insan olmak zorunda değil.
Bazen eski anılar da üçüncü kişi gibi davranır.
Bazen kırgınlıklar.
Bazen yarım kalmış konuşmalar.
Bazen gurur.
Bazı ilişkiler yaşanan anılarla güçlenir.
Bazıları ise hiç yaşanmamış ihtimallerle.
Su bana yarım bırakılmış bir köprüyü gösteriyor.
İki kıyı birbirini görüyor ama arada eksik taşlar var.
Bu yüzden bağ bazen olduğundan daha büyük hissedilebilir.
Çünkü insan zihni tamamlanan hikâyelerden çok yarım kalanları kutsallaştırır.