Merve

Merve
@Siyahinellitonu
@Siyahinellitonu·
·
sabitlendi
Hayat fahişedir, bu yüzden zevk almaya bakın.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Kendi sınırları içindeki nufus patlamasından katiyen endişe duymayan ABD, aile planlamasını dünyanın dört bir buağında uygulatmak için cansiperane bir şekilde çabalamaktadır. Sadece hükümet değil, Ford Vakfı ve Rockefeller da, üçüncü Dunya'nın ufuklarından kendi üzerlerine doğru milyonlarca çocuğun çekirgeler gibi ilerlediğini görüyorlar korkulu rüyalarında. Ama bizim çağımızda bu evrensel saldırı besbelli bir işlevi yerine getirmekte :ülkeler ve sosyal sınıflar arasındaki son derece eşitsiz gelir dağılımını aklamak ve yoksulları, yoksulluğun doğum fazlalığının sonucu olduğuna inandırmak. Başkaldırmaya hazır bekleyen yığınların öfkesini zaptetme çabasıdır bu.
Sayfa 19
Yoksulluğun Latin Amerika'daki cinayetleri gizlidir. Dişlerini sıkarak acı çekmeye alışmış olan bu halkların tepesinde her yıl Hiroşima'nınki gibi üç bomba patlar sessizce. Bu sistematik şiddet, gizlenmekle gerçekliğini yitirmez. Gittikçe de büyümektedir. İşlediği cinayetler gazete sütunlarında değil, FAO* istatistiklerinde dile gelir. Yoksullar dünya savaşı başlatamayacakları için bütün bu cinayetler cezasız kalabilmektedir. Bu arada emperyalizmin de kendine özgü önlemler tasarladığına tanıklık ediyoruz: Ekmeklerin sayısını artıramayan emperyalizm, davetlilerin sayısını azaltma yoluna gidiyor. Adsız bir kara mizah ustası, Bolivya'nın başkenti La Paz'da bir duvara şu sözleri yazmıştı: "Yoksullukla savaşmak isteyen herkes, bir dilenci öldürsün, bu iş tamamdır!"
Sayfa 18 - *Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü.
Yıldızlı Alıntı
Ta başından beri emperyalist iktidarın boynu bükük uyduları oldukları için, yurtseverliğin ihanetten daha fazla çıkar sağlayıp sağlayamayacağını denemek işlerine gelmez bizim ege­men sınıflarımızın; uluslararası politikanın biricik metodu olarak dilenciliği bellemişlerdir. "Başka çıkar yol yoktu," gerekçesiyle ül­kenin bağımsızlığını ipotek ederler hep. Tam oligarşiye özgü bir tavırla, sosyal bir sınıfın güçsüzlüğüyle ulusal kadersizliği, işleri­ne geldiği için seve seve birbirine karıştırırlar.
Sayfa 16
Emperyalist iktidar merkezlerini sulayan yağmur, sistemin geniş kenar mahallelerini baskına uğratmaktadır. Buna paralel ve eşzamanlı olarak da, bizim içeride egemen, ama dışarının egemenliği altındaki sınıflarımı­zın refahı, yük hayvanları gibi yaşamaya mahkûm halk yığınlarımızın talihsizliğini... talihsizlikten de öte, felaketini oluşturmaktadır.
Sayfa 15