Sınavın stresi ve heyecanı sınavla biter bilirsiniz. :) Şöyle ki;
Tüm acı ve elemler bedende kalır. Ruh özgürlüğüne kavuşur kurtulur, azade olur. Ruhun tüm derdi sonra ki vereceği hesap olur artık. Bağışlamaması da bu hesabın verdiği korkudandır, yoksa acılarını unutamadığından (tesirinden) değil. Kaldı ki böylesi hikmete de daha uygundur. Çünkü Allah, azabı en şiddetli olandır. Bu şiddetin hakkı da, tesirinin insan üzerinde en doruk noktasında yaşanabilmesidir, Aksi acziyettir. Öyle ki; Şefkat abidesi bir Anne bile evladının cehenneme gitmesi pahasına dahi alacağı bir kuruşu varsa, onu mutlaka alacaktır.
Kulakları sağır eden o gürültü koparan/kıyametin koptuğu gün geldiğinde, O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve oğullarından / çocuklarından kaçacaktır. O gün, onlardan her bir kişinin kendisine yetecek kadar işi ve derdi vardır.
(Abese, 80/34-42)
Suçlu olan kimse, o günün azabından sırf kendini kurtarmak için, oğullarını/çocuklarını, eşini ve kardeşini, kendisini barındıran, yetiştiren tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak vermek ister.
(Meâric, 70/11-14)
Saygılar... :)