1000Kitap Logosu
꧁ Hz. Corona ve 2039 ꧂
TAKİP ET
꧁ Hz. Corona ve 2039 ꧂
@cebelislam
Yürek vurgunuyum, katil değilim. Gönül çalarım lakin hırsız değilim. Dik başlıyım belki, asi değilim. Bırakın kebeleğimi bırakın. Ruhuma can katan meleğimi bırakın. (Ben hakimim Masum bey)
Lisans
2400 okur puanı
26 Oca 2016 tarihinde katıldı.
90
Kitap
32
İnceleme
880
Alıntı
2.864
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
Hayırlı Erkek + Hayırlı Kadın = Hayırlı ve Huzurlu Aile
🌾🌹🍃 ... 🌷 Peygamber Efendimize “Hangi kadın hayırlıdır?” diye soruldu. Efendimiz (sav) şöyle buyurdu: ✔ Kocası baktığında onu sevindiren; ✔ Bir şey istediğinde onu yerine getiren; ✔ Kocası evde bulunmadığı zaman hem kendini hem de onun malını koruyan kadın. 🌷 Mü’minlerin iman bakımından en kusursuzu, ahlâkı en güzel olanıdır. Ahlâkı en güzel olanınız da kadınlarına en güzel davrananınızdır. 🌷 Bir erkek karısına baktığı, karısı da kendine baktığı vakit Allah her ikisine rahmet nazarı ile bakar ve erkek karısının elini tuttuğu zaman her ikisinin günahları parmakları arasından dökülüp gider. (Hadis-i Şerif) 🌷 Biz Allah'ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah'ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz. (Bakara Suresi 138. Ayet) ... 🍃🌷🌾
11
244
꧁ Hz. Corona ve 2039 ꧂
tekrar paylaştı.
Emâneti (güvenilirliği) olmayanın, îmânı da yoktur. (Hadis-i Şerif)
Rasûlullah Efendimiz (sav)ʼe, yalandan daha kötü ve çirkin gelen bir huy yoktu. Ashâbından birinin herhangi bir hususta azıcık yalan söylediğini duysa, onun tevbe ettiğini öğreninceye kadar, kendisini o sahâbîden uzak tutar, onunla görüşmek istemezdi. (İbn-i Sa‘d, I, 378) Rasûl-i Ekrem Efendimiz (sav)’e bir gün: “–Mü’min, korkak olabilir mi?” diye sorulmuştu. “–Evet, olabilir!” buyurdu. “–Mü’min, cimri olabilir mi?” diye soruldu. “–Evet, olabilir!” buyurdu. “–Peki mü’min, yalancı olabilir mi?” diye soruldu. “–Hayır, aslâ!” buyurdu. (Hadis-i Şerif)
2
7
꧁ Hz. Corona ve 2039 ꧂
tekrar paylaştı.
Kader Bize De Adalet Ediyor Boşuna Değil.
youtube.com/watch?v=9aqp3V9fFgE... “Bir kavim kendini bozmadıkça Allah onları bozmaz.” (Rad, 13/11) BORALTAN KÖPRÜSÜ VAKASI 1944 yılında, "Milli Şef" döneminde Azerbaycan'dan kaçarak Türkiye'ye sığınan 144 Türk Azerbaycan aydının Stalin'e geri verilmesi ve kurşunlanarak öldürülmeleri tarihe "Boraltan Köprüsü Vakası" olarak geçmiştir. 1944 yılında Türkistan, Sovyet Rusya'sı tarafından işgal edilmişti. Sovyet rejimi kendisine karşı tehlike olarak gördüğü her şeyi yok etmeye kararlıydı. Özellikle Türklerin yaşadığı ülkelerde taş üstünde taş bırakmayan Sovyet rejimi Azerbaycan'daki Türkleri de hedef almıştı. Sovyet rejiminin katliamlarından kaçarak kendilerine "anayurt" olarak gördükleri Türkiye'ye sığınmak isteyen 146 tane Azerbaycanlı aydın tarihe geçen bir olayın aktörleri oluyor. Azerbaycan'daki Sovyet birliklerinden kaçmayı başaran aydınlar, Iğdır'daki sınır kapısına yakın yerdeki Aras Nehri üzerindeki Boraltan Köprüsü'nü geçerek Türk sınır karakoluna sığınıyor. Türkiye'de "Milli Şef" döneminin yaşandığı yıllara denk gelen olayda, 146 Azerbaycanlı'nın Türkiye'ye sığındığını duyan Sovyetler hükümeti, bu kişilerin derhal SSCB'ye iadesini istiyor. Türkiye'ye sığınan Azerbaycan Türkleri, kuşkusuz kendilerinin azılı Rus askerlerine geri verileceğine ihtimal bile vermiyorlardı. Azerbaycanlı sığınmacılar Türkiye'ye sığınarak kurtulduklarını düşünüyorlardı. Sovyetler'den gelen istek üzerine karakoldaki askerler panik içinde Ankara ile temasa geçiyor ve sığınmacıların geri verilip verilmeyeceği ile ilgili bilgi almak istiyor. Hem Türk askerleri hem de sığınmacılar, öz yurtlarının böyle vatan sevdalısı kardeşlerimize kucak açacağından emin bir şekilde Ankara'dan gelecek cevabı bekliyorlar. Ankara'dan gelen cevap herkesin tüylerini ürpertiyor: ANKARA: ESİRLERİ İADE EDİN Bu korkunç cevap, herkeste bir korku ve şaşkınlık uyandırıyor ve Ankara'nın cevabı tekrar isteniyor. Fakat sonuç aynı: "Ülkelerine iade edin!" BİZİ ÖLDÜRÜN GERİ VERMEYİN Azerbaycanlılar, bu cevap karşısında "Lütfen bizi o azılı düşmanlara teslim etmeyin, bizi siz öldürün. Kendi vatanımızda, kendi bayrağımızın altında ölmüş oluruz" deseler de, karakol komutanı içini kan ağlaya ağlaya 146 sığınmacıyı yeniden Sovyet Rusya'sına, eslim etmek zorunda kalıyor. Ruslara zorlukla teslim olan 146 Türk evladı, hemen elleri ayakları bağlanarak oracıkta, Türk askerlerinin gözleri önünde kurşuna dizilerek öldürülüyor! Tutsak Türklerin kurşuna dizilmeden önce söyledikleri bir ağıt şöyle: Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras'ı, Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası. Karası, karası, merhamet fukarası, Karası, karası, merhamet fukarası, Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni, Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni. Dönüp seslendim geri, merhametsiz birine, Beni siz vursaydınız, şu gavurun yerine. Azerbaycan'ın büyük milli şairi Almas Yıldırım, bu olayı "Dönek Kardeş" adlı şiirinde şöyle dile getiriyor: Türk denince özü, sözü mert olur, Dost deyince ayrılmaz bir fert olur, Kardeş deyip dara düşsem, sığınsam, Şimden geru bu bana bir dert olur. Ben ne diyem bu vefasız dağlara, Öz kardaşı dönek olan ağlara! Türk; o Altayların dünkü eri mi? Yolunda can koydum, verdim serimi, Düştüğü ağlardan kurtulsun diye, Serdim ayağına doğma yerimi... Kardaş armağanı, dökülen kanlar, Bana mükâfat mı giden kurbanlar? Ben diyorum, Kayıhan'dır soyumuz, Bir kaynaktan varlığımız, boyumuz, Dilim dili, yolum yolu, emel bir, Bir bayrakta, yıldız'ımız, ay'ımız. Azerî, Türk, Türkmen; var mı ayrılık, Nerden doğdu bu imansız gayrılık? Alnımın yazısı, karadır kara, Karadan bir mendil yolladım yara, Yol uzun, el uzak, yetişmez eller, Türklüğün kanayan kalbini sara. Felek kıymış beslenen bu dileğe, Lânet Türk'ü hançerleyen bileğe. Bir suç mu düşmana göğüs gerdiğim? Günah mı Türklüğe gönül verdiğim? Rusların açtığı yaradan derin, Anayurtta öz kardaştan gördüğüm. Seslenseydim, ses çıkardı her taştan, Ne beklersin sağırlaşan bir baştan. Kaçtır, eli kanlı çıktı oyundan, Ne bilem, kahpelik varmış soyunda, Girdiğim öz yurttan döndürülürken, Kanımın aktığı sınır boyunda Açan lâlelerden bir çelenk örsem, Türklük dünyasına armağan versem. Karakol komutanı genç subayın evine döndükten sonra yaşananlara dayanamayıp intihar ettiği belirtiliyor.
3
25