Yorum

Lynda isimli okurun asıl gönderisini gör
Allah göklerin ve yerin yaratıcısıdır diye geçer hicbir yerde Allahın gökte olduğu yazmaz kardeşim
Bakara 210 ve Mülk 16 bak
Onlar, ille de Allah’ın ve meleklerin, bulutların gölgeleri arasından çıkıp gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar! Bütün işler Allah’a dönecektir! Burada anlatılan konu o kadar farklı ki müşrikler toplanmışlar alay ediyorlar Allah ile haşa bize niye gözükmüyor bize niye azap etmiyor v.s kardeşim
Ayet bükmede,kıvırmada kaçıncı leveldesin? Bakara 210 ve Mülk 16'yı bi 10 kez oku
Ayeti bükmek mi bir Müslümana yakistirilmiyacak sözde bulunuyorsunuz lütfen kendinize gelin bu cesareti nerden buluyorsunuz ?
"Bir cariyem var, çoban olarak çalıştırıyor, koyunlarımı otlatıyordum. Yakınlarda bir koyunumu yitirdi. 'Ne oldu?' diye sorunca, kurt kaptı dedi. Koyunun kaybolmasına üzüldüm. İnsanlığım icabı câriyenin suratına bir tokat vurdum. Bu davranışımın kefareti olarak bir köle azad etmeyi adadım. Onu âzad edebilir miyim?" diye sordum. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) cariyeye: 'Allah nerede?' diye sordu O: 'Göktedir.' deyince, 'Pekâlâ ben kimim?' dedi. Cariye: 'Sen Allah'ın Resûlüsün.' cevabını verince, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bana yönelerek: 'Bunu âzad et, zira mü'minedir.' buyurdu." [Müslim, Mesâcid 33, (537); Muvatta, Itk 8, (2, 776); Nesâî, Sehv 20 (3, 18); Ebu Dâvud, Eymân 19 (3282)].
Günümüz kelam kitaplarındaki deistimsi tanrıyı önkabul olarak kabul et sonra ayetleri "yok orda öyle demek" istemiyor diye te'vil et. Mülk 16 ve Bakara 210 aha orda duruyor. Gökte tahtında oturan tanrı , yerdeki elçiye Cebrail denen aracı melek ile vahiy gönderiyor.
Kuran ayetleri ve hadisler, tevhide zarar gelmedikten sonra Allah'a göksellik atfetmekten çekinmez ama 21.yy soyut tanrı önkabulüyle ayetleri, hadisleri okursan bükmeye, tevil etmeye kalkarsın
Nerede?” sorusu, mekân tutan varlıklar için sorulabilir. Bunlar da maddî varlıklardır. Mekân madde olduğu gibi onda yer tutanlar da maddedirler. Mekânı ve maddeyi yaratan ve bir ismi Nur olan Allah hakkında böyle bir şey düşünülemez... Kaldı ki, mahluklar içinde bile, mekânla kayıtlı olmayanlar vardır. Bunun en yakın misali kendi ruhumuzdur. Organlarımızın yerleri, mekânları vardır. Bunun içindir ki, “Ciğer nerededir?” yahut, “Böbrek nerededir?” gibi sorular sorulabilir. Fakat, ruh ve onun latifeleri, duyguları hakkında bu tip sorular sorulamaz. Mesela, “Ruh nerededir, akıl nerede oturur; sevginin, korkunun, hafızanın mekânları nerelerdir?” şeklinde sorular soramıyoruz. İnsan, maddî olan ve mekânla bağlı bulunan bedenini ölçü almak yerine, mekândan bir derece bağımsız olan, ruhlar alemini, melekleri ve tabiatta icra edilen kanunları düşünse, böyle bir soruya yer kalmayacaktır...
Sana kalsa elinde tuttuğun telefonunda ruhu var :) Yazılımını gösteremiyoruz ya hani... Ruh diye bir şey yoktur. Bilinç, düşünce, duyguların merkezi olan beyin vardır.
Sevgiyi ozlemi nefreti de inkar et o zaman onlari gosterebilir misin duygularimizi göstermekten bile aciziz kaldi ki ...
Ben duyguları inkar etmiyorum sadece duyguların merkezi beyindir diyorum. Ruh, geçmişteki atalarımızın uydurduğu bir kavram. Elindeki telefonun yazılımını göster deyince sen de onun içindeki yazılımı gösteremezsin. O zaman telefonda da ruh var mı diyecen ? :)
Kuran'da beyin kelimesi de yoktur. Kuran akletme, düşünce merkezi olarak kalbi görür. 7.yy insanları iç organların fonksiyonlarını bilmedikleri için kalbe olmadık fonksiyonlar yüklemişlerdir. Kuran da bu yanlış bilgiyi aynen onaylar. Kuran'da beyin denen organa hiç atıf yoktur
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.