ayrılık zaman değil yol değil
ayrılık aramızda bir köprü
kıldan ince kılıçtan keskin
kıldan ince kılıçtan keskin
ayrılık aramızda bir köprü
seninle diz dize otururken de
Sayfa 1732 - YKY, [6 Haziran 1960, Berlin - Moskova Uçak]·Kitabı okudu
Ayrılık demir çubuk gibi sallanıyor havada çarpıyor yüzüme yüzüme
sersemledim
kaçıyorum ayrılık kovalıyor beni
yolu yok elinden kurtulmanın
dizlerim kesildi yıkılacağım
Sayfa 1732 - YKY, [6 Haziran 1960, Berlin - Moskova Uçak]·Kitabı okudu
İskemleler ayakta uyuyor
masa da öyle
serilmiş yatıyor sırtüstü kilim
yummuş nakışlarını
ayna uyuyor
pencerelerin sımsıkı kapalı gözleri
uyuyor sarkıtmış boşluğa bacaklarını balkon
karşı damda bacalar uyuyor
kaldırımda akasyalar da öyle
bulut uyuyor
göğsünde yıldızıyla
evin içinde dışında uykuda aydınlık
uyandın gülüm
iskemleler uyandı
köşeden köşeye koşuştular
masa da öyle
doğrulup oturdu kilim
nakışları açıldı katmer katmer
ayna seher vakti gölü gibi uyandı
açtı kocaman mavi gözlerini pencereler
uyandı balkon
toparladı bacaklarını boşluktan
tüttü karşı damda bacalar
kaldırımda akasyalar ötüştü
bulut uyandı
attı göğsündeki yıldızı odamıza
evin içinde dışında uyandı aydınlık
doldu saçlarına senin
dolandı çıplak beline ak ayaklarına senin.
Yazın gün ışığına dalar gibi
hayatın içine dalmak,
"Niçin dünyaya geldim,
niçin yaşıyorum?"un
karşılığını bulmak,
genç kalmak gelen günler gibi
genç kalmak gelen günlerle beraber,
genç kalmak,
bir toprak yeşil,
bir bayrak kızıl,
bir güvercin ak,
Lenin'le ayni türküden,
aynı ırmaktan,
aynı siperden, aynı yapı yerinden olmak...