Şu Varna'da uyumanın yolu yok geceleri, uyumanın yolu yok :
yıldızların bolluğundan,
yakınlığından, parlaklığından,
kumlukta hışırtısından ölü dalgaların,
sedefleriyle,
çakıllarıyla,
tuzlu yosunlarıyla hışırtısı;
denizde bir yürek gibi atan motor sesinden, İstanbul'dan çıkıp
Boğaz'ı geçip
odamı dolduran anıların yüzünden
kimisinin gözü yeşil,
kimisinin bilekleri kelepçeli,
kimisinin bir mendil var elinde,
lavanta çiçeği kokuyor mendil.
Şu Varna'da uyumanın yolu yok, gülüm,
şu Varna'da, Bor Oteli'nde.
Sayfa 1610 - YKY, 2 Haziran 1957, Varna·Kitabı okudu
Sofya'ya bir bahar günü girdim, şekerim.
Ihlamur kokuyor doğduğun şehir.
Bilmediğin gibi ağırladı beni hemşerilerin.
Doğduğun şehir kardeş evim bugün.
Ama kendi evin kardeş evinde bile
unutulmuyor.
Şu gurbetlik zor zanaat zor ...
Sayfa 1608 - YKY, 24 Mayıs 1957, Varna·Kitabı okudu
Senin bayramına layık
sözleri nerden bulmalı?
Çiçekteki vişne dalı
gibi sende dirlik, sağlık.
Koskoca kız oldun artık
en sevinçli çağındasın.
Hiç sönmeden parıldasın
gözlerinde bahtiyarlık.
Günlük güneşlik ortalık,
baban dönecek limana ;
getirip verecek sana
pulları altın bir balık.
Bense bu birkaç satırlık
şiirimi veriyorum ..
Hep gülsün bu evde, yavrum,
senden vuran ak aydınlık.
Sayfa 1606 - YKY, 8 Mart 1957, Moskova·Kitabı okudu