Yusuf

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli, Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
Söz bilirsen söyle, senden ibret alsınlar.” “Söz bilmezsen sükut eyle, seni adam sansınlar
Beyhude gamlanma divane gönül! Cümle alemin rızkını veren vardır. Yaptığın hatayı görmüyor sanma. Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır. Mal-ı emlakım var deyu güvenme! Arkam var deyu dayanma! Sırt üstü insanı yere varan vardır. Beyhude gamlanma divane gönül! Cümle alemin rızkını veren vardır. Derdime vakıf değil canan. Beni handan bilir. Hakkı vardır şad olanlar. Herkesi şadan bilir. Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. Çektiğim alamı bir ben birde Allah’ım bilir.
Sükut eyledim, 'kahrı var' dediler. Biraz söyledim, 'zehri var' dediler. Sustum, 'kahrından susuyor' dediler. Biraz konuştum, 'zehrini kusuyor' dediler