Şehitler tohum olup bir bir düşmektedir kara toprağa. Onların bedenleri yeryüzünü çimlendirirken, ruhları âlâ-yı illiyyinde çırpınarak tüm dünyayı vahyin soluğuyla ürpertmektedirler...
Evet kardeşlerim, bu savaş bütün şiddeti ile sürüyor. Bizler ailelerimizle burada rahat rahat yaşamaktayız. Onların aileleri parçalanırken, Müslümanlar şehid edilirken bizler kaygısız ve acısız yaşamaktayız. Yaşıyorsak Müslümanlığımızdan kuşku duymalıyız. Onlara yardım bir zorunluluktur. Cihad Müslümanların üzerine farzdır...Kendi ülkemiz değil diye düşünmeyin. Nerde bir Müslüman yaşıyorsa o ülke bizimdir.
Şimdi okumak için elinde, vakti olanlara avazım çıktığı kadar sesleniyorum: Ey Allah'ın kulları okuyun...Şu üstünüze çöken, şu bizi boğan, şu birbirimize küfrettiren, kurşun sıktıran, şu bombaların patladığı, şu insanların solgun yapraklar gibi caddelere döküldüğü, şu enflasyon paraları ile kurşunlanan vitrinlerden, şu insanların koltuklarına mıhlayan televizyondan, şu yaşamayı işkence haline getiren zam haberlerinden, şu anarşi bültenlerinden kurtulmak istemez misiniz? Kitaplara dönün, okurum diye aldığınız, masanızın üzerine bıraktığınız kitaplara dönün. Kütüphanenizin raflarında unuttuğunuz kitaplara dönün. Barış için kitaplara dönün. Oh dünya varmış!.. diyebilmek için kitaplarınıza dönün. Bakın, dünyada gül yetiştiren adamlar da varmış...