bu karanlıktan ve suskunluktan yorgun yatağa süzüldüm
dedim ki ey uyku, baş parmağın, yeşil bahçelerin anahtarı
gözlerin, sükûn balıkların karanlık havuzu
ağlayan çocukluğuma da bir yer aç heybende
ve unutkanlık meleklerinin toz pembe ülkesine götür beni
kandan bir buhurdanın ortasına oturmuştu sanki
muradına teşne güneş gökyüzünde
dilsiz bir ruh gibi sessizce gidiyordu gün
genç kız mahzun, pencerenin önünde