"Ne kadar akılcı, ne kadar özgür düşünceli bir insan olsa da kafasında barındırdığı dehşet sahnelerinin sayısı az değildi. Hem o kadar derinlerde değillerdi, yüzeyden yalnızca birkaç saniye aşağıda, ‘çağrılmaya hazır’ bekliyorlardı. Keşke bir cımbızla tüm bu düşünceleri köklerinden söküp çıkarabilseydi!"
"Her insanın ölümü kendine aittir ve herkes kendi tarzını belirleyebilmelidir. Belki, yalnızca belki, insanın yaşamını elinden almaya ilişkin bir hak düşünülebilir. Ama insanın ölümünü elinden almaya kimsenin hakkı yoktur. Bu rahatlatma değildir! Acımasızlıktır!"
"Breuer yaşlanma, sevdiklerini kaybetme ve dostlarından uzun yaşamanın asıl acı yanının sizi inceleyen gözlerin bulunmaması olduğuna inanırdı; hiç kimsenin dikkat etmediği bir yaşamdan duyulan dehşet…"
"Bütün hayatım bir yolculuk haline dönüştü; bende tek yuvamın, her zaman dönebileceğim ve en iyi bildiğim tek yerin hastalığım olduğuna inanmaya başladım."