Nihayetinde güneşli havalarda değil, rüzgarla ettiğin mücadeledir başarını belirleyecek olan. Işığın altındaki parıldaman değil, içindeki ve dışındaki karanlığı idare edişindir. Nasıl koştuğun değil, defalarca düştükten sonra nasıl ayağa kalkma şeklindir başarını belirleyecek olan. Zaferlerin değil, mağlubiyetlerinin karşısındaki tavrındır. Güçlü hissettiğinde yaptıklsrın değil, kırgın ve dükün olduğun zamanlarda yaptıklarındır. Yürüme kaniliyetin değil, umutsuz ve ayağa kalkamaz haldeyken bile içinde bulduğun emekleme isteğidir. Kazandığın zamandaki tavrın değildir başarını belirleyecek olan, kaybolmuş ve kaybetmiş hissettiğinde ki kimliğindir. Çünkü karekter kıyıların mamülü değildir, karekter dalgaların arasında doğar, hani şu yıkıp geçen dalgaların. "Bir daha düşmek için bir daha ayağa kalkmanın ne anlamı var?" diyen dalgaların. "Okyanusları geçmek senin için çok iddialı, hiç şansın yok!" diyen dalagaların. Ama gördüğün gibi kahramanlar ödülleri ile değil yaraları ile anılıyor.