Bir okur

Bir okur
https://1000kitap.com/bidunyakitapgrubu1
Sınıf Öğretmeni
Yüksek Lisans
1991
503 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·136 syf.··
2023 25. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2023 23:56
Merhabalar, incelememe kitabın özü olarak gördüğüm bir alıntı ile başlamak istiyorum. "Tıp, hukuk, bankacılık bunlar hayatı sürdürmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir." Yetişkinler, özellikle ebeveynler söz konusu çocuklar olunca, onların akademik olarak çok başarılı, gelecekte ise en güzel mesleğe sahip olmalarını isterler. Bu istekte haklılık payları yadsınamayacak derecede vardır. Çünkü kendileri hayat silsilesinden geçmiş, hayatı çoktan deneyimlemiş kişiler olarak onlara bir yol gösterici olmak zorundadırlar. Ancak unuttukları bir noktanın olduğunun farkında değillerdir. Hayatta başarı kadar, başarısızlık da vardır, insanoğlu bir robot değildir, ruhu ile bütündür. Bir birey başarısızlık ile karşılaştığında geektiğinde ruhuna gıda olacak sanat, şiir, müzik ve sportif faaliyetler ile de ilgili olmalıdır. Bu nedenle unutulmamalıdırki çocuklar iki yönlü geliştirilmeli, bir taraftan akademik alanda gelişirken aynı zamanda ruhuna gıda olacak sanat, şiir, müzik ve hatta aşk ile de ilgilenmelidir. Kısaca her şey dozunda olmalıdır. Ne eski nesil ebeveynler gibi çocukları robot olarak görelim, ne de yeni nesil ebeveynler gibi hayatı çocuklara pamuk şeker gibi gösterelim! Kısaca bu kitaptan benim çıkardığım mesaj şudur "Her şey dozunda olsun!" Eğer siz de akademik olarak katı bir okulda olan öğrencilerin, bir öğretmen vasıtası ile ruhları ile tanışması hikayesini okumak istiyorsanız buyurun. Ancak baştan uyarayım sonu sizi şaşırtabilir!
Hayat ve İnsan
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Şiddet en sık rastlanan ölüm nedeniydi."
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2023 18:57
Yazar Hakkında: Amerikalı yazar ve sosyalizmin destekçisi Jack London'un çocukluğu yoksulluk içinde geçer. 14 yaşında okulunu bırakarak hayata erkenden atılmak zorunda kalır. Türlü işlere girip çıkar. Amerika içinde ve dışında uzun, maceralı yolculuklar yapar hatta hapis yatar. En ünlü romanları ise, Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş, Martin Eden ve Demir Ökçe'dir. Yazar hakkında yaptığım bilgilendirme girizgahından sonra gelelim incelememe:) Jack London'un kalemi ile #BeyazDiş sayesinde tanıştım. Hayvanseverliğim, doğaya merakım, Jack London'un akıcı dili ve mükemmel hikaye gücü ile diğer eserlerini de okumaya o an karar verdim. Okuduğum ikinci eseri ise #Kızılveba oldu. Keza 2019'da Covid gibi hafızalarda hala taze duran bir salgına şahit olmuş kişi olarak burada Jack London'un hayal gücüne tekrar hayran oldum. Sonrasında ise okuma grubum sayesinde #Ademdenönce kitabı ile tanışma fırsatım oldu. Peki Adem'den önce kitabının konusu nedir, derseniz evet isminden de anlaşılacağı üzere #Evrim teorisi diyebilirim. Evrim teorisine sıcak bakmayan bir kişi olarak bu eseri niçin okudum derseniz bakış açısı kazanmak, başka bir pencereden Jack London'un kalemi ile bu konuya bakmak istemem diyebilirim. Konunun destekçisi olmayan kişi için bu durumun rahatsız edici olacağını düşünmüyorum. Çünkü Jack London burada tereyağından kıl çeker gibi işini ustalıkla yapmış #Evrimi okuyucusuna dayatma yapmadan muhafazakar kısmı da rahatsız etmeden, adeta bir belgesel havasında sunmuştur. Bakalım bu belgeseli bize Jack London nasıl aktarıyor: Rüyalarında atalarının parçası olarak bir başka beni "Kocadiş" i gören, (bu kelime eksik kalacak yaşayan kelimesi daha çok uyuyor) modern insanın dilinden ilkel yaşam şeklinde diyebiliriz. İlkel yaşamda insan olarak üç kategoriye
İnsan ve Hayat
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202126bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2023 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2023 19:58
Rus edebiyatı klasiği olup yazımı tam 12 yıl sürmüştür. (1928-1940 yılları arasında). Eser kara mizah ustası olarak bilinen Mihail Bulgakov tarafından Stalin döneminde yazılmış ancak yazar yaşamını yitirdiğinde yayınlanabilmiştir. (1966'da Moskovada sansürlenerek bir dergide tefrika olarak) Eseri konu açısından üç ayrı bölüm olarak düşünebiliriz: Fantastik kurgu, tarih-din ve aşk. Eseri üç ayrı bölüm olarak düşünsek de bu bölümler iç içe geçmiş şekilde anlatılmakta. Kitap içinde geçmişe ve şimdiye dönüşler olmakta. Öyle ki Şeytan Woland'ın musallat olduğu Moskovada bulunurken bir anda tarihe dalıp Hz İsa'nın kitaba göre Yeşua-HaNozri'nin çarmıha gerilme hikayesi içerisine geçebiliyoruz. Tabi bunun yanında işin içine Usta ve Margarita ile büyük aşkları da giriyor. Kitap içinde ani geçişler var diyebiliriz. Kitap içindeki bu ani geçişler beni bir hayli zorladı. Özelikle tarih kısmında hikayeye karşı bir kopukluk oluşturdu. Tabi bunun yanında karekterlerin çok oluşu isimlerin uzunluğu ve farklı oluşu da kopukluk yaşamamda etkili oldu. Peki bu eseri okuduğuma memnun muyum, önerir misiniz diye soracak olur iseniz cevabım tabiki evet olacaktır. Her şeyden öte çok zekice ve derin araştırmalar sonucu yazılmış bir eser. Üç farklı konu nihayetinde tek bir çatı altında ustaca birleştirilmiş. O yüzden belli bir müddet geçtikten sonra tekrar okumak istiyorum. O zaman değerini daha iyi göreceğimi düşünüyorum. Okuyacaklara tavsiye olarak mutlaka ön bilgi olarak Hz. İsa'nın son günü üzerine minik bir araştırma yapın derim. Bu şekilde eseri daha iyi içselleştirebilirsiniz. Derin araştırmalar sonucu 12 yılda yazılmış bir eser için bu kadarcık zahmete de değer diye düşünüyorum. Ayrıca isim trafiğinin sizi zorlamaması açısından kendinize karekter haritası
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma
Bende tatlı bir gülümseme ifadesi oluşturan yazar
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2023 00:20
Şermin Yaşar diyince tatlı bir gülümseme oluşuyor yüzümde. Neden mi derseniz, gelin anlatayım. Sosyal medyada beni etkileyen güzel bir yazı okudum ancak yazan kişi kimdir, necidir diye herhangi bir araştırma yapmaya vakıf olamadım. Etkilendiğim yazıyı çok sevdiğim bir arkadaşıma anlattım. Kendisi beni sonuna kadar dinledi ve bu yazının sahibini tanıyıp tanımadığımı sordu. Ardından o gün bana aldığı doğum günü hediyesi olan öykü kitaplarını göstererek anlattığım yazının, elimdeki kitapların yazarı "Şermin Yaşar" a ait olduğunu söyledi. Ve benim yazarın kalemi ile tanışmam bu şekilde gerçekleşti. Gelin hep birlikte yazar hakkındaki bilgilere göz atalım : Şermin Yaşar yazarlık kariyerine adım atmadan önce sosyal medyada “Oyuncu Anne” adıyla tanınmış. 2017 yılından önce kitaplarını Çarkacı soyadıyla yayımlamış, çocuk gelişimi alanındaki kitaplarının yanı sıra öykü dalındaki eserler de yazmıştır. 2021 yılında Deli Tarla kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'na layık görülmüştür. Gelirken Ekmek Al öyküsünü 2019'da yayınlamıştır.Kitaba ismini veren hikaye haricinde 17 öyküden oluşuyor . Bu öykülerin her biri insanın damağında ayrı bir tat bırakıyor. Hepsinde de sıradan insanların sonuçları ile sizi ters köşe yapan sıcacık hayatları mevcut. Beni en çok etkileyen hikaye eskilerin ve yeni neslin aşkını konu alan "Bize Bi Çay“ oldu. Eminim siz de beğeneceksiniz diyorum ve incelememi iki küçük alıntı ile bitirmek istiyorum : " Yağmur duasına çıkar gibi senin duana çıkıyorum her sabah! “ “Sen kendini bilmezsin benim seni bildiğim kadar. "
İnsan ve Hayat
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,7bin okunma
Jack London'un Medeniyet Dünyasına Hiç Acımayan Veba'sı
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Eserin yazılış yılı 1912 olup anlattığı tarih ise bir hayli ilginçtir. Neden mi dersiniz, gelin birlikte bakalım. Kızıl Veba, 2073 yılında James Howard Smith adlı yaşlı bir Profesörün ağzından 60 yıl önce yaşanan veba salgını sonucu milyarca insanın canının kaybetmesini konu almaktadır da ondan. Bu yönüyle hem anı hem de kıyamet sonrası edebiyatı şeklinde de nitelendirebiliriz. Yalnız 2019 da covid gibi hafızalarda hala taze duran bir salgına şahit olmuş kişiler olarak burada Jack London'un hayalgücüne hayran olmamak da elde değil. Covid ile Kızıl Veba'nın tek farkı Jack London'un vebasının daha acımasız oluşudur. Nasıl acımasız derseniz bu veba bir sabun köpüğü gibi medeniyeti dünyadan bir anda silivermiş. Uygarlık yazı devrinden ta ötelere gerileyerek bir nevi taş devrine geri dönmüş; geçim tarzı da avcılık, çobanlık ve toplayıcılığa kadar düşmüştür. “İnsan çalışmasının ürünü gelip geçicidir ve deniz dalgalarındaki köpükler gibi birden yok oluverir… Günün birinde bütün o çalışmaların sonucu ortadan kaybolmuş ve insanın yaptıklarını silip süpürerek onu yeniden ilkel yaşam dalgası içine sürüklemiştir.” (syf. 16-17) Sosyalist yazar Jack London, eserde günümüz dünyasını ve kapitalist düzeni de eleştirmiştir . Kızıl Veba’nın medeniyeti yok etmeden önceki zamanları şöyle ifade etmiştir : “O zamanlar, yiyecek üretenlere kuramsal olarak ‘özgür insanlar’ denirdi. Ama gerçekte bunlar özgür değillerdi. ‘Özgürlük’ lafta kalıyordu. Bir yönetici sınıfı vardı. Topraklara ve aletlere, makinelere sahip olan oydu. Üreticiler yönetici sınıf için canla başla çalışırlardı.” (syf. 25) Sonuç olarak ncelememi daha doğrusu kitap hakkındaki verdiğim bilgileri buraya kadar okumuş olan dostlarım "kısa ancak sıcak, samimi bir kalemle yazılmış olan Jack London'un Veba'sını okumanızı
Hayata Dair
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma