Yolcu

Yolcu
@yuruyorum
O zamanlar unutmam gereken şeyleri unutmasını henüz beceremiyordum. Evet, tek tek ele alındığında her birinin içinde çok az kötülük olduğunu ya da hiç olmadığını fark etmiştim. Bunlar aslında iyi yürekli vahşi hayvanlardı. İçlerinden herhangi birini çocuksu bir gülümsemeyle gülümsetmek zor bir iş değildi. Herhangi biri erdem, mutluluk, yüce davranışlar hakkındaki öyküleri çocuksu bir güvenle dinleyebilirdi. Kendi kişisel arzularının kurallarına göre daha kolay bir yaşam hayalini kurduran her şey, bu insanların tuhaf ruhları için bir değer taşıyordu. Fakat bu insanlar köy toplantılarında veya sahildeki kahvede gri bir topluluk olarak bir araya geldikleri zaman iyi özelliklerini bir yerlere gizliyor, papazlar gibi yalan ve ikiyüzlülük cüppesi giyiyorlar, güçlülerin önünde köpekçe bir dalkavukluğa başlıyorlardı. Bu anlarda onların bu halini seyretmek insanda tiksinti uyandırıyordu. Ya da aniden içlerini bir kötülük duygusu kaplar, kabararak, kurtlar gibi dişlerini göstererek vahşice birbirlerine hırlarlar; o anda önemsiz şeyler yüzünden dövüşmeye hazırdırlar ve dövüşürler. Bu anlarda korkunçturlar; daha dün akşam ağıla giren koyunlar gibi sakin ve itaat ederek içine girdikleri kiliseyi yakıp yıkabilirler. Aralarında hiç kimsenin sevmediği, bütün köyün alay ettiği şairler ve masalcılar da vardır. Bunlar kendi hallerinde, hor görülerek yaşarlar
Sayfa 124
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanların, hayatın gerçeklerine dair anlatılan ciddi hikâyelerden çok, olağandışı, hayal mahsulü, bazen de kötü uydurulmuş fantastik şeylerden hoşlandıklarını kim bilir kaçıncı kez fark etmiştim. Ama bunu Romas'a söylediğimde gülerek şöyle dedi: "Bu geçici bir durum. Yeter ki insanlar düşünmeyi öğrensinler, düşüne düşüne gerçeği bulurlar
Sayfa 111
Ukrayna'da halk, dine daha şiirsel yaklaşır. Oysa burada Tanrı'ya inanç maskesi altında korku ve hırsın en kaba içgüdülerini görüyorum. Biliyor musunuz, içten bir Tanrı sevgisi, onun güzelliğine ve gücüne hayran olma diye bir şey vardır. Buradakilerde yok. Bu belki de iyidir; böylece en zararlı bir inanış olan dinden kolayca kurtulurlar. Din en zararlı batıl inançtır.
Sayfa 102
Ben halim selim, dindar insanlardan korkarım. Sert insanlar hemen fark edilir ve onlardan kendinizi kollamak için vaktiniz hep vardır. Bu kendi halinde insanlar ise otların arasındaki yılanlar gibi sürünerek, hiç belli etmeden sana yaklaşır ve ansızın insanı ruhunun en can alıcı yerinden sokar! Bu sakin insanlardan korkarım.
Sayfa 79
Bütün bu arabacıların, kapıcıların, işçilerin, memurların, tüccarların ne benim gibi ne de benim sevdiğim insanlar gibi yaşadıklarını, bizim gibi arzuları olmadığını, tuttukları yolun farklı olduğunu anlamak için sokağa çıkıp kapının önünde bir saat oturmak yeterliydi. Benim saygı duyduğum ve inandığım insanlar ise şaşılacak kadar yalnız kalmış ve yabancılaşmışlardı. Kendilerine bir yaşam kurmak için, kirli ve kurnazca bir karınca çalışması sürdüren çoğunluğun içinde fazlalıktılar. Bu hayat bana aptalca ve öldüresiye sıkıcı geliyordu. Ve sık sık insanların merhametli ve sevgi dolu oluşunun sadece lafta kaldığını ve gerçekte kendileri de fark etmeden hayatın genel düzenine boyun eğdiklerini görüyordum.
Sayfa 79