Yolcu

Yolcu
@yuruyorum
Ataerkil tüketimin istikrarını bozmak için pilav yiyin, kadınlara inanın.
Sayfa 346
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ölümü tüketen tutsak insanlar
Vejetaryen faaliyetler ataerkil tüketime karşı koyar ve ölümün tüketilmesine meydan okur. Feminist-vejetaryen hareket, başka bir dünya görüşünün var olduğunu beyan eder; o dünya görüşü ki ölümü tüketmek yerine yaşamı kutsar, dirilecek hayvanlara değil özgürleşmiş insanlara bel bağlar.
Sayfa 339
İbadetlerden ibaret din anlayışı!
Din, Tanrı bilgisine tatbik edilmiş ahlaktır. Eğer din ahlak ile birleştirilmezse bir lütuf kazanma çabasından ibaret kalır.İbadetler iyi işler için hazırlıktan başka birşey değildir ve işlerin kendisi olarak görülmemelidir. Tanrıyı hoşnut edebilmemiz yegane yolu daha iyi insan olmaktan geçer.
Sayfa 126
Burjuvazi üstünlüğü ele geçirdiği her yerde, bütün feodal, ataerkil, pastoral ilişkilere son verdi. İnsanı ‘doğal efendileri”ne bağlayan çok çeşitli feodal bağları acımasızca kopardı, ve insan ile insan arasında, çıplak çıkardan, katı ‘nakit ödeme’den başka hiçbir bağ bırakmadı. Dinsel tutkuların, şövalyece coşkunun, darkafalı duygusallığın kutsal titreyişlerini, bencil hesapların buzlu sularında boğdu. Kişisel değeri, değişim değerine dönüştürdü ve sayısız yok edilemez ayrıcalıklı özgürlüklerin yerine, o biricik insafsız özgürlüğü, ticaret özgürlüğünü koydu. Tek sözcükle dinsel ve siyasal yanılsamalarla maskelenmiş sömürünün yerine açık, utanmaz, dolaysız, kaba sömürüyü koydu. Burjuvazi, şimdiye dek saygı duyulan ve saygın olarak değer verilen bütün mesleklerin halelerini söküp attı. Doktoru, avukatı, rahibi, şairi, bilim adamını kendi ücretli emekçileri durumuna getirdi.”
Sayfa 119
O zamanlar unutmam gereken şeyleri unutmasını henüz beceremiyordum. Evet, tek tek ele alındığında her birinin içinde çok az kötülük olduğunu ya da hiç olmadığını fark etmiştim. Bunlar aslında iyi yürekli vahşi hayvanlardı. İçlerinden herhangi birini çocuksu bir gülümsemeyle gülümsetmek zor bir iş değildi. Herhangi biri erdem, mutluluk, yüce davranışlar hakkındaki öyküleri çocuksu bir güvenle dinleyebilirdi. Kendi kişisel arzularının kurallarına göre daha kolay bir yaşam hayalini kurduran her şey, bu insanların tuhaf ruhları için bir değer taşıyordu. Fakat bu insanlar köy toplantılarında veya sahildeki kahvede gri bir topluluk olarak bir araya geldikleri zaman iyi özelliklerini bir yerlere gizliyor, papazlar gibi yalan ve ikiyüzlülük cüppesi giyiyorlar, güçlülerin önünde köpekçe bir dalkavukluğa başlıyorlardı. Bu anlarda onların bu halini seyretmek insanda tiksinti uyandırıyordu. Ya da aniden içlerini bir kötülük duygusu kaplar, kabararak, kurtlar gibi dişlerini göstererek vahşice birbirlerine hırlarlar; o anda önemsiz şeyler yüzünden dövüşmeye hazırdırlar ve dövüşürler. Bu anlarda korkunçturlar; daha dün akşam ağıla giren koyunlar gibi sakin ve itaat ederek içine girdikleri kiliseyi yakıp yıkabilirler. Aralarında hiç kimsenin sevmediği, bütün köyün alay ettiği şairler ve masalcılar da vardır. Bunlar kendi hallerinde, hor görülerek yaşarlar
Sayfa 124