Yusuf Kenan YALDIZ

Yusuf Kenan YALDIZ
@yusufkenanyaldiz
Gülüşü, Kudüs'te zafer sabahı gibiydi.
Reklam
Kontrolünü kaybettiğim duygular başkalaşır.
İçsel Günlük - 4
"Anlaşılmanın hayalini kurmak" kulağa nasıl geliyor? Anlatmak istediğiniz bir çok şeyi hayatınızda olan kişi veya kişilere anlattığınızı hiç hayal ettiniz mi, onların yüzlerinin şaşkınlıkla değiştiğini ve "Evet, ama.." ile başlayıp sizinle bu konu üzerinden konuştuklarını, kendilerinden bir şeyler katabilecek kapasitede olduklarını veya size bu değeri verdiklerini zihninizde canlandırdınız mı? Eğer "Bu ne saçmalık!" diyorsanız, tebrikler ! Çünkü bunun acısını tahmin bile edemezsiniz. İçinize attıklarınız normallik çizgisinden çıkıp derinleştikçe oluşan boşlukta kendinizi yitirmenizi istemezdim. Şimdilik ben yitirmedim ama an meselesidir; Kendimi, kendi içimde kaybetmem. İnsanları sık sık gözlemlediğiniz de ve daha çok bilgi birikimine sahip olduğunuz da gözlerinizi kendinize çeviriyor ve orada da bir eksik var mı diye baktığınızda artık dışarıya bakamaz bir durumda sıkışıp kalıyorsunuz. Tek başınıza, kendinizin üstesinden gelme fikri bir süre sonra safsatadan ibaret gibi geliyor ve size yardım edecek kimse olmadığı için o tanıdık yüzlerin içlerini boşaltıp, kendi zihninizden yükleme yapıyorsunuz ve onlarla konuşmaya başlıyorsunuz. Umarım bu yazdıklarımı anlayacak kadar kendi iç dünyanızda sıkışmamışsınızdır.
İçsel Günlük - 3
Dışarıda gezinirken burnuma ağaç ve toprağın ince kokusu geldi. Her zaman hissedilebilir olan bu koku o an beni geçmişte ki bir zamanıma götürdü. Henüz 5-6 yaşlarında, annesinin elinden tutmuş, nenesi yanlarında ve yağmur atıştırıyor. Elinde küçük bir poşetin içinde küçük bir resim defteri ve çok mutlu olan küçük ben. Çünkü eve gideceğim ve o defteri çok güzel resimler ile dolduracağım, eve gider gitmez çizmeye başladım. Defalarca denedim ama her seferinde defterin o pürüzsüz ve güzel yaprakları abuk subuk çizgilerle doldu. O defterden sonra resim yeteneğimin olmadığını anlamıştım ve o zamanlar zoruma gitmiş olmalı ki 24 yaşındayım hala not aldığım kağıtların köşelerine veya gereksiz kağıt parçalarına küçük semboller, bazen tek göz çizerim ama ikinci bir gözü çizmem çünkü bilirim ki ikinci çizdiğim ilkinin çiftine hiç benzemeyecek. İnsanların küçük alışkanlıklarının dahi, alışkanlıklarına nispeten geçmişte büyük tecrübelerden doğduğunu anladım. Nasıl ki bedenimiz küçük atom parçalarından meydana gelmiş aynı keza bugünkü karakterimizde onbinlerce tecrübeden meydana gelmiş bulunmakta.
İçsel Günlük - 2
Hisler daima içinizde yaşadığınız haliyle kalmıyor değişiyor, azalıyor ve bazen yoğunlaşıyor. Şimdiler de içimde bir his var ve onun ne olduğunu bilmiyorum. Mantığım, üzerine bir etiket vurup geçti ama bu etiketin ömrünün, hislerimi dilime vurana kadar olduğunu biliyorum. Susmayı tercih ediyorum çünkü başka bir boyut kazanmasını mevcut psikolojimin kaldıramayacağı kanaatindeyim. Şimdi düşündüm de içimdekiler ham birer meyve ve geçmişimde hep aceleci davranıp bu ham hisleri dile getirip ağzımda kekre bir tat bırakmışım. Şimdi ise o geçmişin derslerinden birinin sınavındayım, bu sınav sükuneti iktiza ediyor sanıyorum. Geçmiş aceleciliğimin ise kaynağı şuan olduğu gibi korkuydu. Şimdi, ilerlediği yolda geriye doğru bakan ve yoldaki herşeyi artık görmese bile hayalen nerde ne olduğunu zihninde canlandıran bir adam misüllü geçmişime bakıyorum ve evet işte korkum, toyluğum ve zaman tanımazlığım hepsi orada, hayalen görüyorum. Bazen böyle derin düşününce, delirmekten korkuyorum.