...Tam da Elinor öyle olmasına hükmetmişti ki at sırtında bir adamın sureti, kızın bakışlarını pencereye çekti. Adam onların bahçe kapısında durdu. Bir beyefendiydi bu, Albay Brandon'ın ta kendisiydi. Şimdi Elinor daha fazlasını duyacaktı... Bunun beklentisi içinde ürperdi fakat, kapıdaki Albay Brandon değildi. Bu ne onun havasına sahipti ne de onun boyundaydı. Şayet bu mümkün olsa, Elinor onun Edward olması gerektiğini söylerdi. Tekrar baktı. Beyefendi henüz attan inmişti... Elinor yanılıyor olamazdı... hakikaten Edward'dı bu. Elinor oradan uzaklaştı ve oturdu. "Bay Pratt'in evinden mahsus bizi görmeye geliyor. Sakin olacağım; kendime hakim olacağım."