“(…) Kainat boşluk kabul etmez. Boşalan kadro, gecikmeksizin tayin görmüş ve doldurulmuştur. Yeni yargıç, köhnemiş bir sistem… Kendi sahte değerlerini topluma empoze eden sistem… İyiyi kötü, doğruyu yanlış, haklıyı haksız gören bir sistem… (…)” – Kelebek Etkisi: Cinayet Savcının Ölümü –
Bir ilk romanın en büyük avantajı da dezavantajı da aynı tanımlamada gizlidir. “İlk” olması, bir romanı ayrıcalıklı ve onunla aynı konumda olmaya çalışan onlarca, yüzlerce çalışmadan birkaç adım öteye taşır. Fakat aynı zamanda onunla aynı konumda olan yahut ondan birkaç adım, belki de birkaç yüz adım, ileride olan romanlara nazaran da dezavantajlıdır. Pek çok yazar adayının ilk romanlarının basılması hevesiyle olumsuz durumları göz ardı ettikleri, yıllar sonra onlar için (kötü demeyelim de) negatif algı oluşturabilecek nice noktayı önemsemeden o ‘ilk roman’ eşiğini geçip gittikleri vakidir.
Ancak halen Adana Adliyesi’nde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta olan Mehmet Bal’ın Elvan etiketiyle okurla buluşan “Kelebek Etkisi: Cinayet Savcının Ölümü” isimli ilk romanında dezavantajlardan ziyade, avantajları konuşmak mümkün.
Kitabın en büyük avantajları ise konuya hâkim bir meslek üyesi tarafından yazılmasına rağmen terimlerde boğulmayan, okura nereden geldiğini ve nereye gittiğini anlamayacağı bir özensizlikle karakterleri oradan oraya sürükletmeyen, sonu itibarıyla tüm detayların aslında nasıl da özenle işlendiğini gözler önüne seren bir hikâyesinin olması ve bütün bunları da gayet mütevazı bir üslupla, tabir-i caizse ‘edebiyat yapmadan’ gerçekleştirmesi.
Burada bir parantez açmak icap ediyor.
Gündelik hayatta, zaman zaman argo olarak da kabul edilebilecek olan bir terim niteliğindeki ‘edebiyat yapmak’; her nedense pek çok edebî türde hoş karşılanmıyor. Bu, okurların pratiğinden