“O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum… Az… — Sen de fark ettin mi? Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabe ile yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi… Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir…”
Sayfa 349·Kitabı okudu
Senden uzakta Yüreğimden yükselen isyankar çığlıklar Gözlerinin yeşilini görünce Süt dökmüş kediye dönüyor Başımı usulca kucağına koyup Ellerin saçlarımda gezinirken Huzurla uykuya dalıyorum Z.
s e v i y o r s u n b e n i , anladım: güneş tutulması gibi gülümsemen çünkü; ö z l ü y o r s u n b e n i , anladım: öpmesen, hemen baban ölecek çünkü; g i z l i y o r s u n b e n i , anladım: ne vakit seni düşünsem, yeryüzü evinden kaçıyor çünkü..
Şiir
Enbiya 87-88
"Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke, innî küntü mine'z-zâlimîn" "Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Şüphesiz ben kendine yazık edenlerden oldum." Rivayete göre Hz. Yunus'un peygamber olarak gönderildiği Ninova şehrinde, halkın kendisiyle alay etmesinden dolayı Allah'ın iznini almadan bir gemiye binmesi üzerine gemi batma tehlikesi geçirmiştir. Çekilen kura sonucunda Hz. Yunus Peygamber denize atılmış ve bir balina onu yutmuştur. Balinanın karnında ettiği bu dua sonrasında balina onu kusmuş, Yunus Peygamber baygın hâlde dalgalarla sahile vurmuş ve orada bir kabak yaprağı ile korunmuştur. Bu duanın evlere asılması gelenek hâline gelmiştir. Yazının cinsi Celi Sülüs'tür. İmza (ketebe) kısmında "Ketebehû nemekahû Mehemmed Emîn gufire leh" (Ona mağfiret olunsun, Muhammed Emin yazdı ve karaladı) ibaresi yer alır. Burada "mim" harfinin bulunmasının sebebi; eski Kûfî yazıda kaf, fe ve mim harflerinin birbirinin aynısı olarak yazılması, dolayısıyla bunları birbirinden ayırt etmek, simetriyi sağlamak ve boşluğu doldurmak amacıyla yazılmasıdır. Bu, eskiden kalma bir gelenektir. Sanatçı boşlukları doldurmak için "he" harfini de kullanmıştır. Etraftaki hâlkarla koyudan açığa doğru bir gölgeleme usulüyle süslemeler yapılmıştır. İçerideki kesintisiz, sürekli birbirinin devamı olan dallar ise Rumi motifidir.
Hat Sanatı