Kendimi her şeyi bilir, her konudan anlar, her soruya cevap verebilir, her tehlikeye karşı güvencede hissediyordum şimdi. Daha neler neler... Hiçbir şey önüme çıkıp bana engel olamazdı. Hiçbir şey beni üzemezdi. Böyle bir bendim, ben.
Demek ki, düşünen insanlar istenmiyor. Belki de, düşünmenin sonunda ulaşacağım fikirlerle, bana sürekli verilmeye, kabul ettirilmeye çalışılan hayat tarzının çelişeceğinden korkuyorlar. Ardından çatışmaların, kavgaların, isyanın, başkaldırının gelmesini istemiyorlar. Oysa, "Ancak değişik fikirlerin karşılaşmasıyla doğrulara ulaşılır." Tabii, bu sözler felsefe dersleriyle sınırlı kalıyor.
Demek, düşünsem, bütün duygularımla, kabiliyetlerimle arzuladığım düşünme fiilini gerçekleştirsem, Ona ulaşacağım, Onu tanıyacağım. Ama hep engellendim. "Kafanı bunlara yorma" dediler. "Derslerine çalış, gez, eğlen, arkadaşlar bul kendine." Ve düşünme isteğimi böyle kısır, dar olaylarla sınırladılar. Veya "Boşver, düşünme" dediler.