basit, sakin ve telaşsız uzunca bir konuşma. kavgasız, yarışsız, dinleyerek ve dinleterek, tane tane, dile hâkim, anlaşmazlıklar konusunda hayretkâr, kucaklayıcı ve empatik. sesin sesi ile değil, kelimelerin sesi ile, küçük dilekler, büyük anlayışlar. kapı kapalı mı, olsun. almıştın ya en sevdiğin peynirden, bitmiş, olsun. birazcık üşüdüm, üşürüz olsun. saat geç olmuş, olsun. sakin, basit ve telaşsız. neyi kurtaracağım ki muhatabım bile yokken.
...
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
...
Ümit Yaşar OĞUZCAN
...
Sonbaharın tozlu kafeslerinde
Sevgi turnaları yakalıyorum
Turnalar gidiyor; ben kalıyorum
Avareyim, asudeyim, yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında, banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanlıkları
Yitik düşlerimi kovalıyorum
Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum
Bin bir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Baharın koynundan koparıp sana
İpek bir mendile sardığım yüreğimle
Şehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kalıyor; ben gidiyorum
...
Nurullah GENÇ
Senin gönlün daima meshur ve musahhardır, Mazursun…
Sen gamın ne olduğunu hiç bilmedin, Mazursun.
Ben sensiz bin gece kan yuttum,
Sen bir gece sensiz kalmadın,
Mazursun
Ahmed GAZALİ