M., bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Yalnızca zekaya güven isyanla sonuçlanır. Yalın insancıllık zayıflık doğurur. İtimat üzerinde direniş aptallıktır. Cesaretin gücüne bağımlılık şiddetten başka sonuç getirmeyecektir. Komutadaki aşırı düzen zalimlik boyutuna kadar gidebilir. Ne zamanki bir lider bu beş değere aynı anda ulaşabilir ve her bir değerigerektiği kadar kullanabilirse o komutan gerçek askeri liderdir. Onu takip edin.

Savaş Sanatı, Sun TzuSavaş Sanatı, Sun Tzu
Oguzhan Kocyiğit, Son Ada'yı inceledi.
19 May 02:50 · Kitabı okudu · 11 günde · 5/10 puan

Kitap, adaya darbeci bir Bașkanın gelmesinin ardından, yașanan sahneyi gözler önüne seriyor. Bu sahnede zalimlik ve mazlumluk yan yana seyir alıyor. Hangi tarafın kazandığını bașlarda, anlatıcının da cümleleri ilr anlayamıyoruz. Kendisi de açıklık getiremiyor; bir insan niçin ebediyen kötülük içerebilir? Insanı böylesine zarar makinesi yapan nedir? vs. Ara ara böyle sorguya çekiyor kendini anlatıcı ve bu sorular kendi kafasında netlik kazanamıyor. Anlatıcı yalnızca adada hüküm süren yanlıșlara, aldanmıșlıklara ve sahtekarlıklara bakakalıyor...
Ekolojik denge üzerinde de, harika bir șekilde durulmuș ve bu konuda bazı bilgiler edinmemizi sağlamıș, Livaneli. Kitapta en çok hoșuma gidense zaten bu hayvanların adadaki mücadeleleri idi. Önce martılar, sonra tilkiler daha sonra yılanlar ve ardından leylekler... Sonra?? Sonrası mı kaldı, denge bozulunca bir daha geri gelmek bilmiyor ve bașkanın çözüm arayıșları devam ediyor. Guya demokratik bir șekilde, oy birliğiyle bașkanın düșünceleri destek alıyor ve planlar gün yüzüne çıkıyor. Öyle bir plan yapılıyor ki....... Geriye terk edilmiș bir ada kalıyor..
Livaneli'nin kitap bitiminden sonra, siyasi görüșleri ve söyleși türünde bir yazı mevcut. Bu kısmı okumakta keyif vericiydi. Her ne kadar Livaneli'nin romanı ele alıș biçimini beğenmesem de, düșüncelerine katılmasam da...

Gökçe Ünlütepe, Kısas'ı inceledi.
16 May 05:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Öyle etkilendim ki... 3.seriyi ( Son Şura)elime almaktan korktum; çünkü bu kitapta anlatılanlar yüksek dozda kötülük içeriyordu. Halbuki, yazar açık açık uyarmış, bu kitapta alabildiğince kötülük; olabildiğince zalimlik anlatılıyor, diye... Lakin kitabı ben gibi okumuyor ; bizzat yaşıyorsanız ürperiyorsunuz...

Nadide Şahin, bir alıntı ekledi.
11 May 20:30 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ya zavallı kız çok korkuyor ya da usta bir aktris. Korkuyorsa onu sıkıştırmak zalimlik olur. Ve ben zalim bir insan değilim. Eğer usta bir oyuncuysa, onu sabaha kadar da burada tutsak yine de bir şey öğrenemeyiz.

Briç Masasında Cinayet, Agatha Christie (Sayfa 36)Briç Masasında Cinayet, Agatha Christie (Sayfa 36)

İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.
Bir sevinc, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak birşeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.
Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.
Her geleni alnının akıyla misafir et.
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini.
Karanlık düşünce, utanç ve garez,
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri.
Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin.
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi.

Tayfun R. Aras, bir alıntı ekledi.
10 May 00:00 · Kitabı okudu · İnceledi · 3/10 puan

Böyle durumlarda bu genç adam başını ellerinin arasına alıp insanların kalbinde insancıl duyguların neden böyle az olduğunu, iyi eğitim almiş ve her yerde iyi ve saygın görülen adamlarda bile nasıl terbiyesizlik ve zalimlik bulunabildiğini düşünürdü.

Bir Delinin Hatıra Defteri - Palto - Burun, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 82 - İndigo Kitap)Bir Delinin Hatıra Defteri - Palto - Burun, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 82 - İndigo Kitap)
Ebru, bir alıntı ekledi.
07 May 02:44 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Reich'in amacı, büyük kurumsal değişiklikler getirerek, insanların karakterlerindeki zalimlik ve düşmanlığı yok etmekti. Reich bireyin, kendiliğinden ve doğal olarak hareket etme yetersizliğine yol açan bir karakter zırhına sahip olduğunu savunuyordu. Bu "zırh" bireyin tarihsel deneyiminin bir ürünüydü. "Geçmişin bütün deneyim dünyası karakter tutumları biçiminde şimdiki zamanda yaşıyordu. Kişinin yapısı bütün geçmiş deneyimlerinin işlevsel toplamıdır." Bireysel terapi karakterin bu zırhlı katmanlarını kırma yönünde bir çabaydı. Reich, bu terapik sürecin, kişinin karakterindeki yıkıcılığın "genelde früstrasyon ve özelde cinsel hazzın reddi konusunda" duyulan öfkeden başka bir şey olmadığını ortaya koyduğunu keşfetti. Bireysel karakterdeki yıkıcılık, bu durumda, zevke ulaşma yetersizliğine bir tepkidir. Bu, zevki bulma ya da yaşama yetersizliği zevk kaygısına ve karakter zırhına yol açar; bunların ikisi de bireyi zevkten alıkoyar ve zevk üreten bütün deneyimlere karşı düşmanlık üretir. Reich, zevk kaygısının ve karakter zırhının insanların neden kendi mutluluklarını otoriter kurumlara ve toplumsal âdetlere kurban etmeye gönüllü olduklarını açıklayabildiğini ileri sürüyordu. Karakter zırhı insanları keyifsiz bir yaşama sürüklemekle kalmaz, aynı zamanda başkalarının otoriter yapılara uymasını talep etmelerini sağlar. Zevkin temel mekanizması kuşkusuz cinsellikle ilgilidir. Reich, bireylerin, cinsel dürtüyü tatmin konusunda engellerle karşılaştıklarında nefret etmeye başladıklarını ileri sürüyordu. Nefreti ifade etmenin toplumsal yolları olmayınca nefret önlenir ve içselleştirilir. Bu zırhlanmanın yarattığı karakter türü otoriter ya da faşist politik örgütlenmelerin en büyük sorumlusudur. O halde, hem sevgi hem de nefretin ifade edilmesini engelleyen şey öncelikle cinsel kaygı ve genelde zevk kaygısıdır. Birey yıkıcı karakter özellikleri geliştirmekle kalmamış, kaygı tarafından otoriteye bağımlı olmaya itilmiştir. Reich 1920'lerde "orgastik açıdan tatminsiz birey samimiyetsiz bir karakter geliştirir ve önceden düşünmediği herhangi bir davranıştan korku duyar..." sonucuna vardı; ki daha sonraları bunu, vardığı en önemli sonuçlardan biri olarak kabul etti. Başka bir deyişle, birey kendiliğinden ve doğal eylemleri yapamaz hale gelir ve emniyetli ve bağımlı eylemlere sığınmaya çalışır. Hareket etme konusundaki zevk kaygısı nedeniyle insanlar eylemlerini dikte edecek otoriter bir yapının güvencesini aramaya yöneltilirler.

Özgür Eğitim, Joel Spring (Sayfa 86 - Ayrıntı)Özgür Eğitim, Joel Spring (Sayfa 86 - Ayrıntı)
Nisanur, bir alıntı ekledi.
06 May 18:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Zavallı şey! Sen de sadece çalışsan, çalışsan, çalışsan, okusan, okusan, okusan ve kimse seni ziyarete gelmese sen de yalnız olurdun. Bu kesinlikle zalimlik.

Ay Zalim Bir Sevgilidir, Robert A. Heinlein (Sayfa 63)Ay Zalim Bir Sevgilidir, Robert A. Heinlein (Sayfa 63)
Mehmet Akif Rüzgar, bir alıntı ekledi.
06 May 16:37 · Kitabı okuyor

Kimi zaman insanda “hayvanca” bir zalimlik olduğundan dem vurulur, ama hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık’ hakarettir bu.

Karamazov Kardeşler, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 316)Karamazov Kardeşler, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 316)