İç huzura ulaşmak için yaptığım ilk şey, daha büyük bir yapının parçası olduğumu hatırlamaktır: ayrılamayacağım sonsuz
bir enerji ve molekül akış. Kozmik akışın
bir parçası olduğumu bilmek, kendimi içgüdüsel olarak güvende hissetmemi ve hayatımı dünya üzerindeki cennet olarak yaşamamı sağlıyor. Daha büyük bütünden ayrılamazken kendimi
nasıl savunmasız hissedebilirim ki? Sol zihnim beni hayatimi kaybedebilecegim kırılgan bir birey olarak düsünüyor. Sağ zihnim varlığımın özünün sonsuz yaşama sahip olduğunu fark ediyor. Bu hücreleri ve bu üç boyutlu dünyayı algılama yeteneğimi
kaybedecek olsam da enerjim sadece dingin neşe denizine geri dönecek.
Bu ani içgörü bana derin iç huzurun sadece bir düşünce/duygu ötede olduğunu öğrenmek gibi paha biçilmez bir hediye verdi. Huzurlu olmak, hayatın her anının mutlulukla geçecegi anlamına gelmez. Bu hareketli hayatın karmaşasında mutlu bir ruh haline erişebileceğimiz anlamına gelir.
Dünyaca kabul görmüş böyle bir yazar ve kitap hakkında olumsuz yorum yapmak haddime olmasa da aradığımı bulamadığımı ifade etmeliyim. Herhangi bir yorum veya değerlendirme yapılmadan ilginç rahatsızlık vakaları ve sonuçları anlatılmış. Bu tür kitaplarda daha çok vaka anlatılıp sonra bu vaka üzerinden beynin çalışma sistemine dair bilgiler verilerek değerlendirmeler yapılıyor. Bu kitapta bunu bulamadım.
Aklın GözüOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 2013168 okunma