İnanç âb-ı hayatını içmek. İslam Uygarlığının yeniden diriliş bengisuyunu içip dirilmektir bu. Umutsuzluğu yıkmak. Yeniden umut yoluna, kapısına çıkmaktır.
.
Bu âmentü, diriliş erinin kendi kendini gözden geçirmesidir. Kendini celâl ve cemal terazisinde tartmasıdır.
Maddeden, tabiattan getirilip ruha ekilmek istenen umutsuzluk karamuklarının tohumlarını ayırmaktır bu âmentü. İnkâr ve red, yıkıntı ve çöküş, düşüş ve devriliş tohumlarını, oluş, ilerleyiş, yüceliş gibi olumlu tohum ve başakların içinden ayıklayıştır.
Benim amentüm, neslimin amentüsü, sürekli bir otokritiktir. Kendi benliğini ve varlığını, erdem ve takva açısından tartışır. En duyarlı terazilerle tartma demektir kendini bu âmentüye kabulleniş. Hakikate erme ve bu erişi koruma bakımından sürekli bir özeleştiridir diriliş neslinin âmentüsü. Göğü bağlamak değil, bütün yönlere gözü dört açmaktır bu âmentüyü, bu âmentünün getirdiklerini yükleniş.
Benim inandığım islam ülküsü, tarihi, Hazreti Peygamberle başlatmaz. İlk insandan başlar hakikat tarihi, yani hakikatin bilinişi. Hazreti Peygamberle en yüksek, en son, en mükemmel gelişme noktasına ulaşır; kıyamete kadar, yani, insanın bu dünya hayatı son buluncaya kadar da sürecektir.