Orada ocakta alev alev yanıp duran kalın odun kütükleri var. Tencere de üstünde, Leo Kardeş. Dün iki keklik vurdum, pilav da pişiriyorum. Gel de bir lokma ye, iliğin kemiğin ısınsın zavallıcık!"
Ağzım sulanmağa başlamıştı.
"Sevinerek gelirdim Kardeşim, Francesco Kardeşten korkmasaydım."
"Haberi olmaz."
"Ona söylemeden edemem."
"Söyle, ne yapar sana yani?"
"Hiç. İçini çeker o kadar - benim de yüreğim cız eder."
Cahille aptal arasında fark var, herkes bilir bunu, o ise kabul etmek istemiyor, neyse ki yalnız o. La Maga sanıyor ki okuya okuya olur okumak akıl katar aklına. Bilmekle anlamayı birbirine karıştırıyor hanımefendi. Ve zavallıcık bizim bilmediğimiz nice şey biliyordu, bileyim diye diye öğrenmiş hepsini..
Zavallıcık, ne yazık ki yaptığı yanlışı düzeltecek zamanı olmayacak, hiç kimsenin yeterli zamanı olmaz zaten, tam istediklerine ulaşacak gibi olurlar ama başaramazlar.