...bu bol yağmurlu,karlı havada,her yer kâh buz tutup kâh buzdan çözününce,işte diyorum kendi kendime,ne evin içinde oturmak dışarıda olmaktan daha kötü olabilir ne de tersi,öyleyse her şey yolunda demektir. Ama öte yandan,sabahları doğan güneş güzel bir günü vaat ettiğinde "işte yine insanların birbilerine zehir edebileceği bir nimeti bağışlıyor gökyüzü!" diye haykırmaktan kendimi alamıyorum.
Ruh huzuru ve insanın kendi halinden sevinç duyması muhteşem bir duygu. Bu mücevher,güzel ve değerli olduğu ölçüde kolay kırılır da olmasa keşke,sevgili dostum.
Sevgi,sevinç, yakınlık ve coşku kendi içimden gelmiyorsa,bir başkası da bunları veremeyecektir bana;soğuk ve güçsüz bir halde karşımda duran birini ben de mutlulukla dolup taşan yüreğimle mutlu edemem.
Diyorum ki sana sevgili dostum,aklımın karmakarışık olduğu bir anda,varoluşun dar çerçevesinde mutlu bir kayıtsızlık içinde yaşamını devam ettiren,günü gününe başının çaresine bakan,yaprakların ağaçlardan döküldüğünü görünce görünce kışın geldiğinden başka bir şey düşünmeyen bu türden bir varlıkla karşılaşmak tüm karmaşayı dindiriveriyor.