Misojinist bir ilişki yaşayan her kadının bir biçimde bir şeylerin yaşamını değiştireceği gibi boşa bir umudu vardır. Her kadın bir gün eşinin kendisini kolları arasına alıp "Sana bugüne kadar çok kötü davrandığımı biliyorum. Beni affet. Bundan sonra seni hiç üzmeyeceğim. Seni seviyorum ve bundan sonra her şey değişecek" demesini bekler.
Gerçekte, ilişkinizin düzelmek yerine, kötüye gitmesi daha olasıdır. Çünkü, insanlar yaşlandıkça davranışları artık kendilerinin bir parçası olur ve değişmez. İçinde bulunduğunuz durumu kabullenmekle, siz, ben, hepimiz hakettiğimiz saygı ve sevgiyi buluruz. Ilişkinizde kurban pozisyonunda kalmanın kendi seçiminiz olacağını unutmayın.
Çocuklarınız varsa, bu seçim onları da etkileyecektir. Daha önce de gördüğünüz gibi, misojinistik evlilikler, erkek çocuklarına istismarcı insanlar olmayı, kız çocuklarına ise değersiz olduklarını öğretecektir. Statükoyu kabullenmek istismarcı davranışların gelecek kuşaklara aktarılmasını olası kılar.
Kendinize olanları olduğu gibi kabullenmek yerine, sistemi değiştirmeyi denemenin her şeye değip değmeyeceğini sorun. Belki de şu soruları kendinize sormanız gerekir: Hiçbir şey yapmamaktan bıkmadım mı? Giderek her şeyi daha çok olduğu gibi kabullenir olmadım mı? Bunun bir yararı oldu mu?
Bu soruları yanıtlayan kadınların çoğunun moralleri bozulur. Sağlıkı bir ilişkinin kendileri için de mümkün olduğunu kabul etmeleri gerekir. Sağlıklı bir ilişkinin ne olduğunun anlaşılması misojinistik bir ilişkiye ters düşer ve kadınların kendilerine hedef belirlemelerine yardımcı olur.