ZehraOrkunalp

Misojinist bir ilişki yaşayan her kadının bir biçimde bir şeylerin yaşamını değiştireceği gibi boşa bir umudu vardır. Her kadın bir gün eşinin kendisini kolları arasına alıp "Sana bugüne kadar çok kötü davrandığımı biliyorum. Beni affet. Bundan sonra seni hiç üzmeyeceğim. Seni seviyorum ve bundan sonra her şey değişecek" demesini bekler. Gerçekte, ilişkinizin düzelmek yerine, kötüye gitmesi daha olasıdır. Çünkü, insanlar yaşlandıkça davranışları artık kendilerinin bir parçası olur ve değişmez. İçinde bulunduğunuz durumu kabullenmekle, siz, ben, hepimiz hakettiğimiz saygı ve sevgiyi buluruz. Ilişkinizde kurban pozisyonunda kalmanın kendi seçiminiz olacağını unutmayın. Çocuklarınız varsa, bu seçim onları da etkileyecektir. Daha önce de gördüğünüz gibi, misojinistik evlilikler, erkek çocuklarına istismarcı insanlar olmayı, kız çocuklarına ise değersiz olduklarını öğretecektir. Statükoyu kabullenmek istismarcı davranışların gelecek kuşaklara aktarılmasını olası kılar. Kendinize olanları olduğu gibi kabullenmek yerine, sistemi değiştirmeyi denemenin her şeye değip değmeyeceğini sorun. Belki de şu soruları kendinize sormanız gerekir: Hiçbir şey yapmamaktan bıkmadım mı? Giderek her şeyi daha çok olduğu gibi kabullenir olmadım mı? Bunun bir yararı oldu mu? Bu soruları yanıtlayan kadınların çoğunun moralleri bozulur. Sağlıkı bir ilişkinin kendileri için de mümkün olduğunu kabul etmeleri gerekir. Sağlıklı bir ilişkinin ne olduğunun anlaşılması misojinistik bir ilişkiye ters düşer ve kadınların kendilerine hedef belirlemelerine yardımcı olur.
Reklam
Misojinist, eşinin duygularına karşı hiçbir zaman duyarlı değildir. Eşinin acı çektiğini kabul etse bile, bunun kendisiyle hiçbir ilgisi yokmuş gibi davranır. Çünkü, ona göre, kadının acı çekmesi onun hatalı olduğunun kanıtıdır. Kadın fiziksel ya da duygusal olarak bir çöküntü yaşarsa, bu onun zayıf bir insan olduğunun tam bir göstergesi olacaktır. Erkeğin gözünde o hem hatalı, hem de zavallı bir insandır.
Yasak Duyguların Takas Edilmesi
Bizi, en çok kendimizi rahatsız eden duyguları ortaya çıkaran insanlar çeker. Utanç duygusunun ifade yollarından birisi budur. Bu nedenle, misojinistler pek çok kadını kendine çeker; çünkü onlar güçlü, saldırgan, dinamik ve öfkesini dilediği zaman dışarıya vurabilen insanlardır. Eğer kadın çocukluğundan itibaren öfkesinden korkar ve öfkelendig zaman kendisini rahat hissetmezse, misojinist eşini kendi öfke duygusunun hiç değilse bir bölümünü ifade edebilen bir insan olarak görür. Diğer yandan, erkek kendi gereksinimlerinden büyük bir utanç duymaktadır. Eşini çekici bulmasının nedenlerinden birisi onun kendisinin ifade edemediği zayıflıklarını ifade edebilmesidir. Bu çekim ve gizli duyguların takas edilmesi sırasında her ikisi de olan bitenin farkında değildir. Misojinist ve eşinin davranışları sonucunda ortaya çıkan bu takas, ilişkilerini ayakta tutan güçtür.
Misojinistlerle ilişkiye giren kadınların geçmişi Jackie'nin geçmişiyle büyük benzerlikler gösterir: Baba zorba ve herkesi kontrolü altında tutan, anne ise pasif ve bağımlı insanlardır. Daima bir psikolojik istismar söz konusudur. Ayrıca fiziksel ve/veya cinsel istismar da varsa, bunların çocuğun gelişimi ve benlik saygısı üzerindeki etkileri çok olumsuzdur.
Çocuk ne kadar uysal olursa, duygularını ve gereksinimlerini bir yana iter ve öfkesi artar. Öfkesiyle başedebilmek için de, giderek daha çok uysallaşır. Bu haksız davranışlara maruz kalan her çocuğun içine düştüğü bir döngüdür.
Reklam