Kalabalıkla her gün bu düzeyde karşılaşmadım ama tüm bu toplumsal düşmanlığın altında yatan, şehrin kendisinin, tam da biçiminin ve işleyişinin hayatımı şaşırtıcı bir şekilde zorlaştırmak üzere düzenlenmiş olmasaydı. Güvenlik açısından çevrimin farkında olmaya alışıktım, kaldı ki bu çevrenin kendisinden çok o çevrede 'kimin' olduğuyla daha fazla alakalıydı. Şimdi ise şehir beni alt etmeye çalışıyordu. Sakat olmayan bedenimle, gençliğimde asla karşılaşmamış olduğum engeller aniden her köşede tokat gibi yüzüme çarpıyordu. Bir zamanlar şehrin temsil ettiği özgürlük adeta uzak bir hatıra olmuştu.