Feylesof: profil resmi
....
254 okur puanı
14 Ara 2017 tarihinde katıldı.
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    Günaydın 🌞
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    ''Düzen vasat insanların erdemidir.''
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    KATILIM İÇİN SON 1 SAAT

    135 KİTABIMIZ VAR. HERKES ÇEKİLİŞE DAVETLİDİR.

    Kitap bağışçılarımız ve sizlerin sayesinde dopdolu bir kumbaramız oldu. Bize bu kıymetli eserleri hediye eden kitapseverlere çok teşekkür ederiz.Biz de çekilişle bu kitapları sizlere dağıtıyoruz. Tam 135 kitap var. Alfabetik sıralı olarak yorumda belirtilen kitaplar.

    Çekilişe katılmak için yapmanız gereken şey; benim alfabetik olarak bu iletinin altına yazdığım yorumdan istediğiniz kitabı bulup, o yorumun altına katılımınızı belirtmeniz.

    Mesela Stefan Zweig Satranç kitabını istiyorsanız, o kitabın altına yorum yazmanız gerekli.

    Diğer yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    BİR KİŞİ EN FAZLA 5 KİTAP İÇİN ÇEKLİŞE KATILABİLİR !!!


    Bu iletiyi paylaşarak diğer arkadaşlara ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.



    13.03.2019 23.59'dan sonra yazılan yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    Kitap kazananların çekilişi 15.03.2019 19.00'da yapılacaktır.


    Herkese Bol Şanslar...
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    KATILIM İÇİN SON 1 SAAT

    135 KİTABIMIZ VAR. HERKES ÇEKİLİŞE DAVETLİDİR.

    Kitap bağışçılarımız ve sizlerin sayesinde dopdolu bir kumbaramız oldu. Bize bu kıymetli eserleri hediye eden kitapseverlere çok teşekkür ederiz.Biz de çekilişle bu kitapları sizlere dağıtıyoruz. Tam 135 kitap var. Alfabetik sıralı olarak yorumda belirtilen kitaplar.

    Çekilişe katılmak için yapmanız gereken şey; benim alfabetik olarak bu iletinin altına yazdığım yorumdan istediğiniz kitabı bulup, o yorumun altına katılımınızı belirtmeniz.

    Mesela Stefan Zweig Satranç kitabını istiyorsanız, o kitabın altına yorum yazmanız gerekli.

    Diğer yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    BİR KİŞİ EN FAZLA 5 KİTAP İÇİN ÇEKLİŞE KATILABİLİR !!!


    Bu iletiyi paylaşarak diğer arkadaşlara ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.



    13.03.2019 23.59'dan sonra yazılan yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    Kitap kazananların çekilişi 15.03.2019 19.00'da yapılacaktır.


    Herkese Bol Şanslar...
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    KATILIM İÇİN SON 1 SAAT

    135 KİTABIMIZ VAR. HERKES ÇEKİLİŞE DAVETLİDİR.

    Kitap bağışçılarımız ve sizlerin sayesinde dopdolu bir kumbaramız oldu. Bize bu kıymetli eserleri hediye eden kitapseverlere çok teşekkür ederiz.Biz de çekilişle bu kitapları sizlere dağıtıyoruz. Tam 135 kitap var. Alfabetik sıralı olarak yorumda belirtilen kitaplar.

    Çekilişe katılmak için yapmanız gereken şey; benim alfabetik olarak bu iletinin altına yazdığım yorumdan istediğiniz kitabı bulup, o yorumun altına katılımınızı belirtmeniz.

    Mesela Stefan Zweig Satranç kitabını istiyorsanız, o kitabın altına yorum yazmanız gerekli.

    Diğer yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    BİR KİŞİ EN FAZLA 5 KİTAP İÇİN ÇEKLİŞE KATILABİLİR !!!


    Bu iletiyi paylaşarak diğer arkadaşlara ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.



    13.03.2019 23.59'dan sonra yazılan yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    Kitap kazananların çekilişi 15.03.2019 19.00'da yapılacaktır.


    Herkese Bol Şanslar...
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    KATILIM İÇİN SON 1 SAAT

    135 KİTABIMIZ VAR. HERKES ÇEKİLİŞE DAVETLİDİR.

    Kitap bağışçılarımız ve sizlerin sayesinde dopdolu bir kumbaramız oldu. Bize bu kıymetli eserleri hediye eden kitapseverlere çok teşekkür ederiz.Biz de çekilişle bu kitapları sizlere dağıtıyoruz. Tam 135 kitap var. Alfabetik sıralı olarak yorumda belirtilen kitaplar.

    Çekilişe katılmak için yapmanız gereken şey; benim alfabetik olarak bu iletinin altına yazdığım yorumdan istediğiniz kitabı bulup, o yorumun altına katılımınızı belirtmeniz.

    Mesela Stefan Zweig Satranç kitabını istiyorsanız, o kitabın altına yorum yazmanız gerekli.

    Diğer yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    BİR KİŞİ EN FAZLA 5 KİTAP İÇİN ÇEKLİŞE KATILABİLİR !!!


    Bu iletiyi paylaşarak diğer arkadaşlara ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.



    13.03.2019 23.59'dan sonra yazılan yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    Kitap kazananların çekilişi 15.03.2019 19.00'da yapılacaktır.


    Herkese Bol Şanslar...
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    KATILIM İÇİN SON 1 SAAT

    135 KİTABIMIZ VAR. HERKES ÇEKİLİŞE DAVETLİDİR.

    Kitap bağışçılarımız ve sizlerin sayesinde dopdolu bir kumbaramız oldu. Bize bu kıymetli eserleri hediye eden kitapseverlere çok teşekkür ederiz.Biz de çekilişle bu kitapları sizlere dağıtıyoruz. Tam 135 kitap var. Alfabetik sıralı olarak yorumda belirtilen kitaplar.

    Çekilişe katılmak için yapmanız gereken şey; benim alfabetik olarak bu iletinin altına yazdığım yorumdan istediğiniz kitabı bulup, o yorumun altına katılımınızı belirtmeniz.

    Mesela Stefan Zweig Satranç kitabını istiyorsanız, o kitabın altına yorum yazmanız gerekli.

    Diğer yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    BİR KİŞİ EN FAZLA 5 KİTAP İÇİN ÇEKLİŞE KATILABİLİR !!!


    Bu iletiyi paylaşarak diğer arkadaşlara ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.



    13.03.2019 23.59'dan sonra yazılan yorumlar geçersiz sayılacaktır.

    Kitap kazananların çekilişi 15.03.2019 19.00'da yapılacaktır.


    Herkese Bol Şanslar...
  • Feylesof: yorumladı.
    Ben zamanı gördüm
    Çırpınırken avuçlarımda.
    Ahmet Hamdi Tanpınar
    Sayfa 75 - Dergah Yayınları
  • Feylesof: yorumladı.
    Liste #39905161 iletisinde son aşamaya geldi, iletiye bakıp görüşlerinizi söylerseniz sevinirim

    ------------------------------

    #39495551 iletimden fark edebileceğiniz gibi öz be öz sitesel bir kitap listesi oluşturma çalışmalarına başlıyorum. Bu listenin konusu - haliyle- zor kitaplar olacak. Yukarıdaki iletimde yazdığım gibi - 1000 kitap Kullanıcılarının Okurken Zorlandığı 50 Kitap - ya da. 100 de olabilir 67 de.

    Nasıl yapacağız peki bu listeyi. Ben başta olmak üzere herkes okurken zorlandığı bir ya da bir kaç kitabı iletinin atına yazacak yorum olarak. Ben de iletiye ekleyeceğim. Hayır o kitap aslında o kadar zor değil diyeceğiniz eserleri de işaretleyeceğim listede. Yeterli sayıda ret alan kitabı listeden çıkaracağım. Yapılan yorumlar sönümlenmeye başladığında (Bir kaç gün bekleyeceğim tabii) son listeyi oluşturacağım ve son itirazları o liste üzerinden alacağım. Daha sonra bir anket yaparak bu zor kitapları oylamanızı isteyeceğim . Ve kendi çapımızda sıralı bir liste oluşturmuş olacağız. Yorum yaparken belirttiğiniz kitapların edebi eserler yani bir kurgusu olan kitaplar olmasına dikkat edin lütfen. Diğer kitaplardan binlerce ekleyebiliriz buraya çünkü. Ben aklıma gelen /okuduğum, okumakta olduğum ve bir önceki iletide yorum olarak zor olduğu belirtilen bazı kitapları şimdilik ekliyorum listeye- sıralama şu ana için önemli değil. Yorumlar geldilkçe güncellemeye çalışacağım listeyi.

    İTİRAZ EDİLMEYEN KİTAPLAR
    ----------------------------------
    1. Ulysses - 146 Okuma-43 Yarım - 760 düşünme
    2. Ses ve Öfke - 301 okuma - 48 Yarım - 463 Düşünme
    3. Foucault Sarkacı 228 Okuma- 20 Yarım - 533 düşünme
    4. Teneke Trampet -57 Okuma- 8 Yarım - 139 Düşünme
    5. Körleşme - 424 Okuma- 29 Yarım - 1016 Düşünme
    6. Vergilius'un Ölümü 34 Okuma- 5 Yarım - 109 Düşünme
    7. Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu 283 Okuma- 24 yarım - 386 Düşünme
    8. Avunamayanlar 41 Okunma- 6 Yarım- 77 Düşünme
    9 Deniz Feneri 435 Okuma - 44 Yarım- 683 Düşünme
    10. Ruh Üşümesi 71 Okuma - 7 Yarım- 54 Düşünme
    11. Locus Solus 13 Okuma - 2 Yarım- 42 Düşünme
    12. Bulantı 2770 Okuma - 175 Yarım- 2986 Düşünme
    13. Bin Hüzünlü Haz 888 Okuma - 35 Yarım- 589 Düşünme
    14. Gece 312 Okuma - 10 Yarım- 352 Düşünme
    15. Niteliksiz Adam 1 80 Okuma - 10 Yarım- 383 Düşünme
    16. Yaşam Kullanma Kılavuzu 31 Okuma - 3 Yarım- 92 Düşünme
    17. Finnegan Uyanması - 11 Okuma - 3 Yarım- 72 Düşünme
    18. Tristram Shandy 32 Okuma - 2 Yarım- 170 Düşünme
    19. Seksek 57 Okuma - 6 Yarım- 255 Düşünme
    20. Kayboluş 125 Okuma - 15 Yarım- 332 Düşünme
    21. Terra Nostra 15 Okuma - 2 Yarım- 34 Düşünme
    22. Ferdydurke - 16 Okuma - 3 Yarım- 79 Düşünme
    23. Tutunamayanlar 9445 Okuma - 1446 Yarım - 15336 Düşünme
    24. Şato 1401 Okuma - 103 Yarım- 1575 Düşünme
    25. Boncuk Oyunu 89 Okuma - 11 Yarım- 266 Düşünme
    26. Silmarillion 884 Okuma - 52 Yarım- 631 Düşünme
    27. Savaş ve Barış 3522 Okuma - 176 Yarım- 3215 Düşünme
    28. Yüzyıllık Yalnızlık 6243 Okuma- 550 Yarım - 5803 Düşünme
    29. Huzur ? - 2054 Okunma- 150 Yarım - 1799 Düşünme
    30. Kör Baykuş ? 3583 Okuma - 85 Yarım- 1645 Düşünme


    TARTIŞILABİLECEK KİTAPLAR (İtirazlar ve Okunma oranları dikkate alınmıştır)
    ----------------------------------------------------
    1. Karanlığın Yüreği 282 okuma - 8 Yarım - 346 Düşünme
    2. Yapraklar Evi - 12 Okuma- 58 Düşünme
    3. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği ? 1733 Okuma - 42 Yarım - 1485 Düşünme
    4. Geceyarısı Çocukları ? 79 Okunma - 4 Yarım - 182 Düşünme
    5. Venedik'te Ölüm - 410 Okuma - 7 Yarım - 250 Düşünme
    6. Malina - 80 Okuma - 3 Yarım- 120 Düşünme
    7. Delikanlı ? 579 Okuma- 38 Yarım - 630 Düşünme
    8. Çukur - 31 Okuma - 35 Düşünme
    9. Uykuların Doğusu 268 Okuma- 12 Yarım - 217 Düşünme
    10. Kayıp Zamanın İzinde ? 72 Okunma - 2 Yarım 489 Düşünme
    11. Solaris 184 Okunma - 6 yarım - 174 Düşünme
    12. Mai ve Siyah ? 3379 okuma- 128 yarım- 1137 Düşünme
    13. Gecenin Sonuna Yolculuk ? 552 Okuma- 40 Yarım- 1184 Düşünme
    14. Watt - 30 Okuma - 35 Düşünme
    15. Buzul Çağının Virüsü - 49 Okuma- 2 Yarım - 106 Düşünme
    16. Puslu Kıtalar Atlası ? - 6221 Okuma- 141 yarım- 3305 Düşünme
    17. Benim Adım Kırmızı ? 3020 Okuma- 99 Yarım- 1542 Düşünme
    18. Mrs. Dalloway ? 658 Okuma - 37 Yarım- 715 Düşünme
    19. İlahi Komedya ? - 1011 Okuma - 90 Yarım- 1301 Düşünme
    20. Haydut - 27 Okuma - 1 Yarım- 33 Düşünme
    21. Atlas Silkindi / Atlas Shrugged ? - 41 Okuma - 6 Yarım- 118 Düşünme
    22. Göçmüş Kediler Bahçesi - 181 Okuma - 7 Yarım- 210 Düşünme
    23. Faust ? 2360 Okuma - 130 Yarım- 1598 Düşünme
    24. Varolma Anları - 18 Okuma - 47 Düşünme
    25. Çıplak Şölen 22 Okuma - 1 Yarım- 60 Düşünme
    26. Huzursuzluğun Kitabı ? 942 Okuma - 96 Yarım- 3009 Düşünme
    27. Başkan Babamızın Sonbaharı - 166 Okuma - 15 Yarım- 200 Düşünme
    28. Günaha Son Çağrı ? 114 Okuma - 3 Yarım- 163 Düşünme
    29. Düşüş ? 2167 Okuma - 68 Yarım- 1517 Düşünme
    30. Dava ? 8203 Okuma - 431 Yarım- 5717 Düşünme
    31. Baltasar ile Blimunda 55 Okuma - 1 Yarım - 103 Düşünme
    32. Kara Kitap - 1260 Okuma - 105 Yarım- 1017 Düşünme
    33. Yalnızız ? 2261 Okuma - 65 Yarım- 1255 Düşünme
    34. 49 Numaralı Parçanın Nidası - 18 Okuma - 38 Düşünme
    35. Tarçın Dükkânları - 20 Okuma - 5 Yarım- 49 Düşünme
    36. Kızıl Ot 32 Okuma - 1 Yarım- 22 Düşünme
    37. Geceyi Anlat Bana - 11 Okuma - 40 Düşünme
    38. Acaba Nasıl? 27 Okuma - 1 Yarım- 42 Düşünme
    39. Anayurt Oteli ?387 Okuma - 9 Yarım- 58 Düşünme
    40. Güven - Cilt 1 181 Okuma - 5 Yarım- 96 Düşünme
    41. Bozkırkurdu - 1103 Okuma - 37 Yarım- 1002 Düşünme
    42. Yalan 59 Okuma - 1 Yarım- 149 Düşünme
    43. Bir Tereddüdün Romanı 897Okuma - 15 Yarım- 494 Düşünme
    44. Eylül -6194 Okuma - 214 Yarım- 1501 Düşünme
    45. Abşalom, Abşalom! 18 Okuma - 67 Düşünme
    46. Saatleri Ayarlama Enstitüsü ? 5064 Okuma - 364 Yarım- 5670 Düşünme
    47. Usta ve Margarita ? 395 Okuma - 16 Yarım- 710 Düşünme
    48. Bekleyiş Unutuş 84 Okuma - 90 Düşünme
    49. Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı 149 Okuma - 11 Yarım- 277 Düşünme
    50. Kaderci Jacques ve Efendisi 32 Okuma - 5 Yarım- 32 Düşünme
    51. Tramvay 20 Okuma - 2 Yarım- 21 Düşünme
    52. Murphy 76 Okuma - 2 Yarım- 140 Düşünme
    53. Düzülke 45 Okuma - 61 Düşünme
    54. Sofie'nin Dünyası -7033 Okuma - 788 Yarım- 4924 Düşünme
    55. Karamazov Kardeşler 3710 Okuma - 241 Yarım- 4299 Düşünme
    56. Billy Budd 46 Okuma - 81 Düşünme
    57. Uyumsuzlar 75 Okuma - 5 Yarım- 43 Düşünme
    58. Yanardağın Altında 24 Okuma - 1 Yarım- 62 Düşünme
    59. Echo'nun Kemikleri - 19 Okuma - 30 Düşünme
    60. Doktor Faustus 27 Okuma - 1 Yarım- 84 Düşünme
    61. Çimen Türküsü - 33 Okuma - 2 Yarım- 27 Düşünme
    62. Merhamet - 52 Okuma - 2 Yarım- 64 Düşünme
    63. Adsız Ülke - 41 Okuma - 1 Yarım- 64 Düşünme
    64. Lolita - 495 Okuma - 35 Yarım- 596 Düşünme
    65. Ada Ya da Arzu - 15 Okuma - 44 Düşünme
    66. İlyada -701 Okuma - 43 Yarım- 710 Düşünme
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    Aaaah Güzel İstanbul
    Filmi Üzerine Bir Deneme||

    (1966 | Senaryo: Safa Önal | Yönetmen: Atıf Yılmaz | Başrol: Sadri Alışık - Ayla Algan )

    Şehir hatları vapur düdüğü ve martı sesleri ile birlikte ''gündüz çorbacı, gece meyhaneci'' Rıfkı'da günün ilk ışıklarıyla esneyerek yüzünü kaldırır Sadri Alışık...
    Önünde bir çorba. Arkada efsunkâr Boğaziçi'si ile o ''Aaaah güzel İstanbul'' nefis bir siyah beyaz kartpostal gibi asılı kalmıştır yitik zamana. Hemen cepten bir sigara çıkarılır ve kibritin kıvılcımı ile tutuşturulur. Ve o sigara film boyunca hiç terk etmeyeceği yere, inceltme işareti gibi duran bıyığın altındaki dudağın kıyısına mütemmim cüz sıfatıyla ikamet ettirilir. Durun; ama bir istisnası var bunun. Yeri gelince -unutmaz isek- bahis konusu olur. Nerde kaldık! Hah, sonra Türk sinema tarihinin en fiyakalı abilerinden birine can veren üstad, efsane tiradına başlar:
    ''Bendeniz Haşmet İbriktaroğlu!''
    .
    Haşmet İbriktaroğlu'nu tanıyın. Çok seversiniz. (Arkada Bimen Şen'in ''Al Sazını Sen Sevdiceğim'' çalsın.) Kırk yaşındadır. Hiç evlenmemiştir. Tahsilli, orta halli, zengin talipleri olmuştur; ve hala vardır. Ama o ne diken üstünde oturmaya, ne beklentileri karşılamak işin boğuşmaya ne de jigolo olmaya meraklıdır! Aytenler, Leman Hanımlar, Belkıslar bu yüzden bir köşede dururlar. Haşmet, müsrif bir tüccar babanın arta kalanlarını idare etmeyi bilmeyen müflis bir tacirdir. Nihayet geçimini idame ettirebilmek için üç beş kuruşa hürriyetini satmaya gönlü de razı olmadığından sokak fotoğrafçısı olmuştur. Sultanahmet'te ''İstanbul hatırası'' ile fotoğraflar çeker. O İstanbul'un meyus çocuğudur. ''Gerçekte kaldı mı bilmem; ama benim gönlümde hala güzel bir İstanbul var'' der. Sipahi sigarası içer. Günde iki paket. Sipahi paketi başkadır, içinden kırk sigara çıkar.
    Bana bu tuhaf fotoğrafçı abimiz, elbette kaybedilen İstanbul güzelliklerine mersiyeler okuyan Ziya Osman Saba'nın Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi öyküsünü anımsattı. Sımsıcak bu öykü, karşısındaki adamın kederli bakışından dolayı kahrolan fotoğrafçının; ''Beyim mazur görün; sizin fotoğrafınızı çekemeyeceğim'' demesi ile biter. Haşmet İbriktaroğlu ise kendisine şaşkınlıkla bakan askerlere; ''Aman bu ifadeyi bozmayın, bizim memlekette şaşkınlık yaraşır adam olana'' der.
    Derken İzmir'den sekiz nüfuslu işçi bir ailenin Ayşe (nefis oyuncululuğu ile Ayla Algan) adında genç kızı çıkagelir. Artist olma sevdasındadır. ''İstanbul Hatırası''nın önünde, artist mecmualarında gördüğü kadınların çalımlı pozlarını gülünç; ama acemi bir dişilikle taklit etmeye çalışır. O Haşim'in dizesinden ödünç alınmış kelimelerle söylemek gerekirse güzel, saf ve leylîdir. İstanbul'un ışıltılı hayatı onun bakire gecesine namussuz bir el gibi uzanmaya yeltenecektir. Hikayenin geri kalanında randevu evine kadar düşen Ayşe'den bu kez daha teknolojik bir kameranın önünde daha kadınca ve daha dişice gülümsemesi istenecektir.
    Onun cahil kafasını ''çürük ümitlerle'' doldurmuşlardır.

    Haşmet'in yatağını yadırgayan kurumuş bir dereyi andıran yaşamında Ayşe'nin hikayesi ile İstanbul'un hikayesi birleşir.
    O artık aşığı olduğu İstanbul'u mu kurtarmaya çalışır; yoksa sevdalandığı Ayşeciği mi? ''Bırakma beni Haşmet Ağabey!'' diye seslenen İstanbul mudur; Ayşe midir?
    (Arkada Tanburi Cemil Bey kırık notalara döksün olup biteni.)
    Sonra Ayşe'nin artist olma ihtirası, sonra ses sanatçısı olma tutkusu...
    Sonra Haşmet'in Rıfkı'nın meyhanesinde -ortada ızgara balık; masada yeni rakılar olduğu halde- dostları aktör Şefik, balıkçı İbrahim, bakkal Halil ile içip içip kederlenmesi...
    Derken ''Bende kalırsın demesi'' Haşmet'in. (Ama elalem ne der?) Ayşe bu; ''Benimle evlenirsin, olur biter. Gençsin, yakışıklısın da!'' deyiverir. İşte sigara ait olduğu o dudağın kenarından tam burada, denizin yanı başında, yere yuvarlanıverir. Sigaralar fırlatılır. Aşkın verdiği kuvvetle şimdi sağlam bir iş bulunmalıdır. Lacivertler çekilir, yeni bir hayata başlanmak üzere -yürüyüşü bir başka- neşeyle koşuşturulur eski dostlara. - Beni öpmeyecek misin?Önce alına, sonra yanağa kondurulan öpücük değil Ayşe'nin aradığı; sigaradan arta kalan dudağın kenarına yerleşen bir buse...
    Fakat yapamaz Haşmet. Yapamaz. Yorgundur o. ''Bütün ömrümce çalışmadan yaşamanın yolunu aradım. Bunun için yorgunum belki de''... Onun hayatı koskocaman bir yangındır, lakin yangından ilk kurtarılması gereken şeyin kalbi olduğunu anlamıştır. Bundan ötürü yapamaz belki de... Evdeki pazar çarşıya uymayınca sipahi sigarası yerine gelmiş, küçük parantez kapanmıştır.

    -Bu akşam hiç hicaz'dan gelmiyorsunuz.. dediği arkadaşlarının,
    - Biz oldum olası sultan-ı yegâh'ız. .. cevabına,
    - Hah işte onun için aynı şarkıda buluşamıyoruz ya, siz devam edin kendi faslınıza... diyen zavallı Haşmet, Türk sanat musikisini kaldırıp halkın zevkini batılılaştırma sosyal etüdünde kendini yani Haşmetliğini harcamaya başlar. Boşuna değildir; Şener Şen'in canlandırdığı Muhsin Bey'in insanın aklına gelmesi.
    Biz de Tanzimat kadar eski mevzu olan Doğu / Batı, alaturka / alafranga çekişmelerini ve sınıf atlama, taklitçilik, züppelik kavramlarını irdeleyerek sosyal mesajlar veren film, bunu şiir gibi biçemi maharetiyle izleyini hiç rahatsız etmeden yapar.

    ''Küçük cezve''' Ayşeciği önce ''Medeniyet'' isimli randevu evinden kurtardıktan sonra yüreği pır pır atarken bu kez kendi alafranga besteleriyle aşağılık mecraya sürükleyen Haşmet; ''Ah ihtiyar medeniyet! Çocuklarına sağlam, yepyeni bir dünya kurmaktan bunca aciz misin? Bizi yabancı diyarlardan getirdiğin süslü yalanlarla mı besleyeceksin?'' diyen Haşmettir. ''En bohem, en otantik adam''... Ayşe, meşhur bir ''Aylin'' olur. Haşmet bir kez daha Ayşe'yi kaybedip kendi deyimi ile ''jigolo'' olacağı evliliğe adımını atacakken, Ayşe saçları, kirpikleri sahte Aylin maskesini çıkarır... ''Bu ayazda o soğuk kulübede mi kalacaksın thanks for everything sweety'' diyen adamları terk eder, İzmir'den bir gecekondudan kurtulmak için kaçtığı İstanbul'da yine yalıların önündeki bir gecekonduya sığınır. Fakat bu kez o gecekondu, yoksul bir çocuğun imdat çağrısıyla açılan elini kapatarak o elin üstünde ''yoksul çocuklar için yardım'' kutusu uzatan entellere karşı parasını bizzat yoksul çocuğa veren Haşmet'tir.
    Onun gecekondusunun adı ''Külbe-i Ahzân''dır. Yani hüzünler kulübesi. Yusuf'unu kaybeden Yakup'un ağladığı kulübe yani...

    Harika oyunculuklar, nefis müzikler, süper İstanbul manzaraları...

    Ve şehir hatları vapurunda Ayşe, Haşmet'in göğsüne başını dayamıştır; ..son sahnedir:

    - Ne yapacağız şimdi?
    - Korkma yaşıyoruz; iki kişiyiz, ve birbirimizi seviyoruz. Dünyada her zaman inanılacak sağlam şeyler bulunur.

    ..ve ben İstanbul'a söylenen çok acıklı bir ağıt gibi seyredip bitiririm filmi.
    emin
    İzlediğim zamana döndüm satırlarda..
  • Feylesof: bir yorumu yanıtladı.
    Aaaah Güzel İstanbul
    Filmi Üzerine Bir Deneme||

    (1966 | Senaryo: Safa Önal | Yönetmen: Atıf Yılmaz | Başrol: Sadri Alışık - Ayla Algan )

    Şehir hatları vapur düdüğü ve martı sesleri ile birlikte ''gündüz çorbacı, gece meyhaneci'' Rıfkı'da günün ilk ışıklarıyla esneyerek yüzünü kaldırır Sadri Alışık...
    Önünde bir çorba. Arkada efsunkâr Boğaziçi'si ile o ''Aaaah güzel İstanbul'' nefis bir siyah beyaz kartpostal gibi asılı kalmıştır yitik zamana. Hemen cepten bir sigara çıkarılır ve kibritin kıvılcımı ile tutuşturulur. Ve o sigara film boyunca hiç terk etmeyeceği yere, inceltme işareti gibi duran bıyığın altındaki dudağın kıyısına mütemmim cüz sıfatıyla ikamet ettirilir. Durun; ama bir istisnası var bunun. Yeri gelince -unutmaz isek- bahis konusu olur. Nerde kaldık! Hah, sonra Türk sinema tarihinin en fiyakalı abilerinden birine can veren üstad, efsane tiradına başlar:
    ''Bendeniz Haşmet İbriktaroğlu!''
    .
    Haşmet İbriktaroğlu'nu tanıyın. Çok seversiniz. (Arkada Bimen Şen'in ''Al Sazını Sen Sevdiceğim'' çalsın.) Kırk yaşındadır. Hiç evlenmemiştir. Tahsilli, orta halli, zengin talipleri olmuştur; ve hala vardır. Ama o ne diken üstünde oturmaya, ne beklentileri karşılamak işin boğuşmaya ne de jigolo olmaya meraklıdır! Aytenler, Leman Hanımlar, Belkıslar bu yüzden bir köşede dururlar. Haşmet, müsrif bir tüccar babanın arta kalanlarını idare etmeyi bilmeyen müflis bir tacirdir. Nihayet geçimini idame ettirebilmek için üç beş kuruşa hürriyetini satmaya gönlü de razı olmadığından sokak fotoğrafçısı olmuştur. Sultanahmet'te ''İstanbul hatırası'' ile fotoğraflar çeker. O İstanbul'un meyus çocuğudur. ''Gerçekte kaldı mı bilmem; ama benim gönlümde hala güzel bir İstanbul var'' der. Sipahi sigarası içer. Günde iki paket. Sipahi paketi başkadır, içinden kırk sigara çıkar.
    Bana bu tuhaf fotoğrafçı abimiz, elbette kaybedilen İstanbul güzelliklerine mersiyeler okuyan Ziya Osman Saba'nın Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi öyküsünü anımsattı. Sımsıcak bu öykü, karşısındaki adamın kederli bakışından dolayı kahrolan fotoğrafçının; ''Beyim mazur görün; sizin fotoğrafınızı çekemeyeceğim'' demesi ile biter. Haşmet İbriktaroğlu ise kendisine şaşkınlıkla bakan askerlere; ''Aman bu ifadeyi bozmayın, bizim memlekette şaşkınlık yaraşır adam olana'' der.
    Derken İzmir'den sekiz nüfuslu işçi bir ailenin Ayşe (nefis oyuncululuğu ile Ayla Algan) adında genç kızı çıkagelir. Artist olma sevdasındadır. ''İstanbul Hatırası''nın önünde, artist mecmualarında gördüğü kadınların çalımlı pozlarını gülünç; ama acemi bir dişilikle taklit etmeye çalışır. O Haşim'in dizesinden ödünç alınmış kelimelerle söylemek gerekirse güzel, saf ve leylîdir. İstanbul'un ışıltılı hayatı onun bakire gecesine namussuz bir el gibi uzanmaya yeltenecektir. Hikayenin geri kalanında randevu evine kadar düşen Ayşe'den bu kez daha teknolojik bir kameranın önünde daha kadınca ve daha dişice gülümsemesi istenecektir.
    Onun cahil kafasını ''çürük ümitlerle'' doldurmuşlardır.

    Haşmet'in yatağını yadırgayan kurumuş bir dereyi andıran yaşamında Ayşe'nin hikayesi ile İstanbul'un hikayesi birleşir.
    O artık aşığı olduğu İstanbul'u mu kurtarmaya çalışır; yoksa sevdalandığı Ayşeciği mi? ''Bırakma beni Haşmet Ağabey!'' diye seslenen İstanbul mudur; Ayşe midir?
    (Arkada Tanburi Cemil Bey kırık notalara döksün olup biteni.)
    Sonra Ayşe'nin artist olma ihtirası, sonra ses sanatçısı olma tutkusu...
    Sonra Haşmet'in Rıfkı'nın meyhanesinde -ortada ızgara balık; masada yeni rakılar olduğu halde- dostları aktör Şefik, balıkçı İbrahim, bakkal Halil ile içip içip kederlenmesi...
    Derken ''Bende kalırsın demesi'' Haşmet'in. (Ama elalem ne der?) Ayşe bu; ''Benimle evlenirsin, olur biter. Gençsin, yakışıklısın da!'' deyiverir. İşte sigara ait olduğu o dudağın kenarından tam burada, denizin yanı başında, yere yuvarlanıverir. Sigaralar fırlatılır. Aşkın verdiği kuvvetle şimdi sağlam bir iş bulunmalıdır. Lacivertler çekilir, yeni bir hayata başlanmak üzere -yürüyüşü bir başka- neşeyle koşuşturulur eski dostlara. - Beni öpmeyecek misin?Önce alına, sonra yanağa kondurulan öpücük değil Ayşe'nin aradığı; sigaradan arta kalan dudağın kenarına yerleşen bir buse...
    Fakat yapamaz Haşmet. Yapamaz. Yorgundur o. ''Bütün ömrümce çalışmadan yaşamanın yolunu aradım. Bunun için yorgunum belki de''... Onun hayatı koskocaman bir yangındır, lakin yangından ilk kurtarılması gereken şeyin kalbi olduğunu anlamıştır. Bundan ötürü yapamaz belki de... Evdeki pazar çarşıya uymayınca sipahi sigarası yerine gelmiş, küçük parantez kapanmıştır.

    -Bu akşam hiç hicaz'dan gelmiyorsunuz.. dediği arkadaşlarının,
    - Biz oldum olası sultan-ı yegâh'ız. .. cevabına,
    - Hah işte onun için aynı şarkıda buluşamıyoruz ya, siz devam edin kendi faslınıza... diyen zavallı Haşmet, Türk sanat musikisini kaldırıp halkın zevkini batılılaştırma sosyal etüdünde kendini yani Haşmetliğini harcamaya başlar. Boşuna değildir; Şener Şen'in canlandırdığı Muhsin Bey'in insanın aklına gelmesi.
    Biz de Tanzimat kadar eski mevzu olan Doğu / Batı, alaturka / alafranga çekişmelerini ve sınıf atlama, taklitçilik, züppelik kavramlarını irdeleyerek sosyal mesajlar veren film, bunu şiir gibi biçemi maharetiyle izleyini hiç rahatsız etmeden yapar.

    ''Küçük cezve''' Ayşeciği önce ''Medeniyet'' isimli randevu evinden kurtardıktan sonra yüreği pır pır atarken bu kez kendi alafranga besteleriyle aşağılık mecraya sürükleyen Haşmet; ''Ah ihtiyar medeniyet! Çocuklarına sağlam, yepyeni bir dünya kurmaktan bunca aciz misin? Bizi yabancı diyarlardan getirdiğin süslü yalanlarla mı besleyeceksin?'' diyen Haşmettir. ''En bohem, en otantik adam''... Ayşe, meşhur bir ''Aylin'' olur. Haşmet bir kez daha Ayşe'yi kaybedip kendi deyimi ile ''jigolo'' olacağı evliliğe adımını atacakken, Ayşe saçları, kirpikleri sahte Aylin maskesini çıkarır... ''Bu ayazda o soğuk kulübede mi kalacaksın thanks for everything sweety'' diyen adamları terk eder, İzmir'den bir gecekondudan kurtulmak için kaçtığı İstanbul'da yine yalıların önündeki bir gecekonduya sığınır. Fakat bu kez o gecekondu, yoksul bir çocuğun imdat çağrısıyla açılan elini kapatarak o elin üstünde ''yoksul çocuklar için yardım'' kutusu uzatan entellere karşı parasını bizzat yoksul çocuğa veren Haşmet'tir.
    Onun gecekondusunun adı ''Külbe-i Ahzân''dır. Yani hüzünler kulübesi. Yusuf'unu kaybeden Yakup'un ağladığı kulübe yani...

    Harika oyunculuklar, nefis müzikler, süper İstanbul manzaraları...

    Ve şehir hatları vapurunda Ayşe, Haşmet'in göğsüne başını dayamıştır; ..son sahnedir:

    - Ne yapacağız şimdi?
    - Korkma yaşıyoruz; iki kişiyiz, ve birbirimizi seviyoruz. Dünyada her zaman inanılacak sağlam şeyler bulunur.

    ..ve ben İstanbul'a söylenen çok acıklı bir ağıt gibi seyredip bitiririm filmi.
....
254 okur puanı
14 Ara 2017 tarihinde katıldı.

İkinizin de okuduğu 2 kitap

  • Denemeler
  • Çocukluğun Soğuk Geceleri

Okuduğu kitaplar 709 kitap

  • Osmanlı ve İran'da Mezhep Ve Devlet
  • Mücadeleciler
  • Metastaz
  • Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı)
  • Romeo ve Juliet
  • Cimri
  • Oblomov
  • Bizi Kürtler Özgürleştirecek
  • Kör Baykuş
  • Mutlu Prens
Okur takip önerileri
Daha fazla