"Bir de dersiniz ki kediler nankör! Siz bir kedi kadar şükrediyor musunuz? Bir kedi kadar dua ediyor musunuz? Bir kedi kadar düşünüyor musunuz? Boşluğa diktiğim bakışlarımda neler saklıyorum hiç düşündünüz mü?
Hayatınız sahip olmadığınız şeylerin yokluğuna sızlanmakla geçiyor! Allah'ın size neler verdiğini görmüyorsınız bile. Siz ki elinizin yetiştiğine bile uzanmaktan aciz, en ufak bir işte bile insan kullanmaktan çekinmeyen, gücü parayla eş değer tutacak kadar koca kafalı, üstünlüğü mal varlığıyla ya da bildiğini zannettikleriyle elde ettiğini sanan, paylaşmanı ne demek olduğundan haberi olmayan, hep bana önce bana, illa ki bana diye tutturan, bencillikte yarışmaktan çekinmeyen ama asla bencilliğini kabul etmeyen, yaratılanların en şereflisi sıfatını pek kolay harcayan insan!
Bir ağacın şarkısını bile duyamıyorsun, mazlumların sesine kulak veremiyorsun, çiçekler toprağı çatlatıyor görmüyor, güneş uzaklaşıyor hissetmiyorsun. Şükretmeyi teşekkür etmeyi bile beceremiyorsun... Sahi sen niye yaşıyorsun!
Hiç düşündün mü, bu dünyaya şikayet etmek, yiyip içmek, dünyanın etrafında döndüğünü zannetmek için gelmiş olabilir misin? Bunların cevabını verdiğin zaman sana günaydın diyeceğim..."