zenep

Dürtme içimdeki narı Üstümde beyaz gömlek var.
Sayfa 24
Reklam
ESTRADIOL 5.8
Eksildim ben, azaldı içimdeki su Yeşermiyor cümlem. Oysa Ben senin bir kimsenim, sensin esin. Buna inandım uyudum, Uyandım bununla durdum. Narın içinde canım niye kanıyor?
Sayfa 17
Nasıl "genç" dersiniz bize? "Yeni" nasıl dersiniz? Anca alışıyoruz aşka, ölüme ve sanata Futbolcumuz, şarkıcımız, ibnemiz Aslında çiğ bir umut: Bir gün bitecek emekliliğimiz. Yaşlıydık doğurduğunuzda bizi, Gençleşerek öleceğiz!
Sayfa 32
Aşk Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür; Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
Sayfa 15
Bu nereden çıktı hiç bilmiyorum daha önce hiç karşılaşmadım. Ne asansörde ne koridorda ne de otoparkta. Hiçbir yerde. Merdivenleri zaten hiç kullanmıyorum. Kimse hiçbir zaman merdivenleri kullanmıyor. Zaten hiç kimse kullanmıyorsa neden merdivenler var? Süs için değil herhalde. Hiçbiri de güzel değil. Zaten kimse de gitmiyor. O zaman böyle bir binada merdivenler ne işe yarar? New York'ta gördük. Çünkü yangın gibi bir olayda ya da New York'ta gerçekleşen o olay gibi bir durumda, gördük ki insanlar, arızalanacağını bilseler bile asansörle daha hızlı inileceğini düşünüyorlar, çünkü bazı durumlarda insanlar asansörü geçip merdivenleri kullanmak yerine pencereden atlamayı tercih ediyor. New York'ta gördük. insanlar pencereden atlamayı tercih etti. En azından bedenler toplanıyor. Kırılmış dağılmış parçalanmış eti uç uca getiriyoruz ve bir beden elde ediyoruz. Bedeni buluyoruz. Bir kafa bile bir kol bile bir ayak parmağı bile bir beden ediyor. Artık yası tutulabilir. Çünkü New York'ta binaların içinde kalmış olanlar, içinde kalmaktan başka şansı olmayanlar var ya, buharlaştılar. Buharlaştılar. Buharlaştılar. Dua edilecek bir beden yok. Bu durumda tabii cenazeyi kaldırmak imkansız oluyor. Kaldırıyormuş gibi yapıyoruz ama bu cenaze olmuyor. işte tam burada, bedenin yokluğunda gerçek trajedi başlıyor.
Sayfa 200
Reklam